Cep Telefonları ve Baz İstasyonlarının Zararları


Onca araştırma ve resmi belgeden sonra cep telefonunu masum gibi göstermeye çalışanlar var! Elekromanyetik dalgalar her geçen gün daha da yükselip üzerimize üzerimize gelirken kendimizi ve geleceğimizi nasıl koruyabiliriz?

“Tehlikeli Oyuncak” kitabının yazarı, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker iyilikgüzellik’in sorularını yanıtladı.

Hürriyet gazetesinin 15.04.2009 tarihinde “baz istasyonları şehir dışına çıkarsa, cep telefonu tamamen biter” başlıklı bir haber yayınlandı. Baz istasyonları şehir dışına çıkarsa, cep telefonu tamamen biter mi?

Evet. Sistemin yapısından dolayı baz istasyonları istediğimiz yere koyamayız.

Baz istasyonları nereye taşınmalı?

İstasyonlar kesinlikle insan boyuna paralel alanlarda olmamalı. Yani insanlar yolda dolaşırken baz istasyonu görmemeli! Çatılara yalıtım yapıldıktan sonra, yüksek binaların çatılarına, en az 2 m. tabandan yüksek kuleler konup ölçümlerle baz istasyonları emniyetli hale getirilmeye çalışılmalıdır. Tabi ki bu çalışmadan sonra çatıya kesinlikle çıkılmayacak!

Alışveriş merkezlerinde, plazaların içindeki ofislerde, yolda, evde her yanımızı saran baz istasyonları insanları nasıl tahrip ediyor?

Cep telefonu kullanıldığı müddetçe baz istasyonları olacaktır. Cep telefonları baz istasyonlarından daha tehlikelidir. Bu konu bir veya iki satır ile anlatılamaz. İlgilenenler INTERNET’ten ve benim kitaplarımdan faydalanabilirler.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Hürriyet’e yaptığı açıklamada saç kurutma makineleri, mikrodalga fırınlar, çamaşır makineleri gibi ev içindeki elektronik eşyaları daha riskli göstermiş. Durum gerçekten öylemi?

Demogoji yapıyor. Cep telefonunun gücü sözü edilen cihazlardan çok daha az ama cep telefonu kullanımı hemen hemen bütün gün. Sözü edilen aletlerin ise birkaç dakika olup ısısal etkisini vücut gideriyor. Cep telefonlarında ise telafi imkanı vücudumuza vermiyoruz. Elektromanyetik etki kullanım süresine, ayrıca kaynaktan olan mesafeye çok bağlıdır. Kulaklara yapışık beynimizi etkileyen cep telefonunu ev aletlerine kıyaslamak çok yakışıksız.

Cep telefonları ve baz istasyonlarını nasıl bu kadar masum gösterebiliyorlar?

Reklam sektörü ile siz her şeyi kitlelere inandırabilirsiniz.Reklam pastasını kaptırmamak için zararları bile süsleyip halkı kandırabilirsiniz. “Elektrikli ısıtıcıların zararları var mıdır?” İle ilgili bir haber medyada görüyor musunuz? Aktüel dergisi bir haber yaptı ve derhal cevabını aldı!

Büyük bir pazarlama çalışması ile 3G teknolojisi geliyor diyorlar! 3G ne kadar gerekli?

3G herkese değil fakat getirdiği özelikler bazı kitlelerin ihtiyacına cevap verecektir. Herkesin yolda televizyon izlemeye ihtiyacı var mı? Kaç kişinin bu kadar pahalı bir ürünü alabilir?

Burası Türkiye 1 kanal yani sadece TRT yayını olduğu zamanlarda bazı insanlar 100 kanallı TV’ler satın alıyordu. Şimdi buna benzer bir vaka söz konusu!

3G gelince insanlar, hayvanlar, bitkiler kısacası yurdumuzdaki canlı yaşam nasıl etkilenecek?

Bilemiyeceğim. Ortamdaki Elektromanyetik alanlar artacağı kesindir. Sözünü ettiğiniz konularda ülkemizde resmi sponsorlu araştırmalar yapılmamaktadır!

Yaşam hakkımız için üzerimize yağdırılan bu radyasyon yağmuruna dur demenin yolu yok mu?

Devletin ve kişilerin alacağı önlemler vardır. Konu çok detaylıdır kitaplarımda ve literatürde bilgiler vardır. Bu konu üniversitede derslerde islemektedir.

Kaynak:İyilikgüzellik

3 comments

  1. merhaba.. iyi güzel hoş yazmışsınızda neden yalan yalnış bilgi veriyorsunuz??? Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’i demogoji yapmakla suçluyorsun… baz istasyonu 10v bir güç ile çalışır ve bu tüm dünyada yıllarca böyledir. elektro manyetik dalgaları nüklüer dalgalarla karıştırmayın.. bu manyetik dalgaların zarar verebilmeleri için içersinde uranyum gibi maddelerin olması gerekir ki bu maddeler belli bir ısıda yayılırlar… bu cihazlar dünyanın en büyük şirketleri tarafından üretiliyor ve üretim yapılan yerlerde de bu sistemler kullanılıyor… ERICSSON SIEMENS MOTORLLA araştırın bi hangi üretiminde çalışanı kanser olmuş?? hangisi kalp rahatsızı olmuş… bi araştırın bilgi edinin öğrenin bu şekilde bilgi verin insanlara… hiç bi bilimsel araştırmanız ve bilginiz olmayan konularda intenet gibi bir ortamda bunları yayınlamanız bence sakıncalıdır… topluma yalnış bilgi verip insanları bilgi kirliliğine sevk ediyorsunuz… kısacası BAZ istasyonlarının hiç bir zararı yoktur. ve nedense zararlı diyenlerde cep telefonunu en cok kullanan insanlar… baz istasyonlar olmasa nasıl konuşacaklar… dedenizin zamanına dönmemeniz dileğiyle…

  2. Merhaba Erdemin yazısını okdum;
    erdem diyorki yani baz istasyonun dibine yatagını koy orada yat hiç bir zararı yok;
    çünkü;
    Simesnte motorolada çalışanlara hiç bişey olmamış; :))

    Neyse erdeme verdiğimiz cevap yeterli;

    şimdi buradan bakalım;

    Baz istasyonu nedir ?

    Baz istasyonları, GSM. iletişimin kapsama alanını genişletmek için bina çatılarına kurulan, genellikle beyaz renkli ve kutu şeklinde, 4 metre boyunda, iki çubuk antenle bir çanak antenden oluşan ve mikrodalga yayan cihazlardır.

    Mikrodalga, Dalga boyu 0.1-100 cm., frekansı 0.3-300 gigahertz (Ghz) (10’ Hz=1 Ghz) olan elektromanyetik dalgalardır.

    Çubuk antenler mikrodalgaları toplayıp çanak antenlere verir ve bu dalgalar çanak anten aracılığıyla 16 farklı frekanstan ve UHF (ultra-high frequency) üzerinden yayınlanır.

    Baz istasyonlarının çevreye zararları

    Vücudumuzdaki manyetik alanlar, doğal çevremizdeki yerkürenin manyetik alanı ile uyum içerisindedir. Baz istasyonlarının çevresinde elektromanyetik alan oluşmaktadır ve oluşan bu elektromanyetik alanın insan vücudundaki ve doğal çevredeki elektromanyetik alandan fazla olması sebebiyle mevcut uyum bozulur. Bu da, elektromanyetik kirlilik adı verilen bir tür çevre kirliliğine neden olur.

    Baz istasyonlarının sağlığa zararları

    Baz istasyonları tarafından da yayınlanabilen mikrodalgaların dokulara iki temel etkisi bulunmaktadır:
    Mikrodalga dokuları ısıtır. (termal etki)
    Mikrodalga hücrelerin kimyasını bozar (termal olmayan ya da kimyasal etki)
    Mikrodalgaların özellikle ikinci etkisi,yani hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki insan sağlığı açısından önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda hücrelerin kimyasal etkiye maruz kalması ile şu sonuçların meydana gelebileceği saptanmıştır:
    Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb.) deforme oluşu.
    Hücre zarlarının birbirine yapışması.
    Hücre zarlarında delikler açılması (elektro-porasyon)
    Ca-ATPaz ve Na-K-ATPaz enzimlerinin bozulması sonucu hücre dışına Ca”, Na’ ve K’ kaçışı.
    Sinir zarlarının bozuluşu: Sinir zarlarının bozulması ile REM uykusu adı verilen rüya görmenin azalışı, EEG değişimleri, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, başağrısı, başdönmesi, Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz gibi dejeneratif beyin hastalıkları meydana gelir.
    Hücre enzimlerinde bozulmalar.
    DNA tahribi
    Mikrodalgaların kanser yapıcı etkisi

    Mikrodalgaların kanser ile ilişkisi üç şekilde mümkündür: Mikrodalganın kendisinin kanseri oluşturması, kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini kolaylaştırması veya mevcut kanserli ortamın yaygınlaşmasını hızlandırması.

    Mikrodalga, DNA’yı onararak kanseri engelleyen melatonini azaltmakta ve dolayısıyla tümörü, lenfom (lenf bezi kanseri), ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserleri meydana gelmektedir.

    Mikrodalgaların göze zararları

    Tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mikrodalgalar nedeniyle göz merceğinin bulanması (perde veya katarakt), göz saydam tabakasının (kornea) bulanması, renkli tabaka (iris) iltihabı, gözdibi (retina) harabiyeti meydana geldiği tespit edilmiştir.

    Mikrodalgaların kulağa zararları: 20 mJ/cm³’ten daha düşük dozda darbeli mikrodalga enerjileri bile kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açmaktadır.

    Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri: Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda erbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, mutant yavruların doğması, dölütün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları, östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye girmesi, düşüklerin artması tespit edilmiştir. Mikrodalgaya maruz kalan fizik tedavi teknisyenlerinde yukarıdaki rahatsızlıklar tespit edilmiştir.

    Mikrodalgaların bağışıklık sistemine zararları: Mikrodalgaların vücuttaki T8 lenfositlerini ve doğal öldürücü (natural killer) lenfositlerini azalttığı, antikorları azalttığı ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin çöktüğü artık tıbbi bir gerçekliktir.

    Mikrodalgaların kana zararları: Mikrodalgalar kan hücrelerini (alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturucu pulcuklar) azaltır, kanın kimyasını bozar, beyin ve kan için çok önem taşıyan bir enzim olan asetilkolin esterazı azaltır. Bu enzimin azalması ölüme yola açar.

    Kronik düşük doz mikrodalgaların kanser yaptığına ilişkin birçok yayın vardır.

    Baz istasyonlarına bağlı kanserler, istasyona yakın birçok meskende yıllar sonra birden patlak verecek, adeta o bölgede bir kanser salgını olacaktır. Çevre etkenlerine bağlı kanserler hemen değil, yıllar sonra başlar. Sigara ve alkol, yıllarca içildikten sonra kanser yapmaktadır. Asbestin ( amyant ) akciğer, akciğer zarı ve periton kanseri yaptığı çok geç, ancak 1970′ de anlaşıldı; tüm önlemler o tarihten itibaren alındıysa da, asbestin neden olduğu kanserler 2020′ ye kadar devam edecektir. Örneğin, Japonya’ da atom bombası atılışından 7-10 yıl sonra kanserler artmaya başlamıştır.

    Ulaştırma Bakanlığı, meskun mahallere ve özellikle de okul, hastane gibi kurumlara baz istasyonu kurulmasına izin vererek vatandaşlarımızı, önümüzdeki 10 yıl için kobay olarak kullanmakta ve ortaya vatandaşlarımızın hayatlarının konulduğu bir kumar oynanmaktadır.

    Yapılan ölçümler sonucunda, baz istasyonunun limit değerleri aşmadığı tespit edilmiş olsa bile, bu çok sağlam bir bilgi olmayacaktır. Şöyle ki; yanlış yer seçimi ve hatalı yerleşim ile verilen limit değerlerin aşılması sözkonusudur. Baz istasyonu anteninin ana hüzmesinin ne yöne baktığı ve yansımalar durumu oldukça değiştirebilmektedir. Tek yönlü yayınlarda mikrodalgalar dar bir hüzme şeklinde gönderilir, hüzme daraldıkça güç artar, dar hüzme çevredeki yakın binalardan ya da balkonlardan yansıdığında ve telefon görüşmeleri çoğaldıkça bu değer artacaktır.

    Tüm bu açıklamalarımız sonucunda mevcut yönetmeliğin insan sağlığını koruyucu hükümler getirmediği rahatlıkla söylenebilir. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından kamu sağılığına önem vererek çalışma yürüten İstanbul İl Mahalli Çevre Kurulu ilginç bir olaya imza atarak bu konu ile ilgili bir kararını Resmi Gazetede yayınlattı.

    Bütün bu önerilerimizin yerine getirilmesi de esasen insan sağlığının korunması anlamında yeterli güvenceyi sağlayamayabilir. Bu nedenle sonuç olarak binlerce baz istasyonu içinde yaşayan bir ülke olmaktansa baz istasyonlarının insan yerleşiminin olmadığı mekanlara kurulması yönünde yasal düzenleme yapılmalı ve insan yaşamının söz konusu olduğu yerlere baz istasyonu kurulması yasaklanmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.