Ay: Ekim 2009

Baba Olmak

Ülkemizde nedense hep annelerin hakkının ödenemeyeceğinden annelerin fedakarlıklarından bahsedilip babalar ikinci plana atılır. Aslında babalıkda çok farklı ve çok özel bir duygudur, kendi canından bir parçanın hayat bulduğunu hissedebilmek tarifi imkansız bir duygudur.

Bir baba en az anne kadar bebeğini sever, korur, kollar gözetir ve onun için her türlü fedakarlığı yapar. Çocuk için anne baba ayrımı yapmak anneyi daha ön plana çıkarmak bugün toplumumuzda babalarıyla mesafeli nesiller yetişmesine neden olmuştur. Babalar hep korkulan, çekinilen, kendilerine kızan kişiler olarak çocukların belleklerine yerleştirilmiştir.

Babasıyla paylaşmayı, oynamayı, şakalaşmayı öğrenemeyen çocuklar büyüdüklerinde de babaları ile aralarındaki bu mesafe nedeni ile ilişkilerinde sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bu tür sıkıntıların önüne geçmek ve toplumumuzda bugüne kadar gelen bu yanlış davranış biçimini düzeltmek için ilk adımı siz atın. Bebeğinizle ve çocuğunuzla sıcacık sevgi dolu bir bağ kurun annesi ile doğum nedeniyle kurulan bağ kadar güçlü bir bağ kuramamanız için hiçbir engel yok.

Lida Fx15 Biber Hapı Karmaşası

Son günlerde özellikle belirli internet haber sitelerinde Lida fx15 biber hapı ürünlerinin sağlığa zararları ile ilgili haberler sıkça karşımıza çıkıyor. Bu haberlerde ilgili ürünlerin Tarım Bakanlığından satış izni olmadığı ve kaçak olarak satıldıkları, içerdikleri kimyasallar nedeni ile de sağlığa zararlı oldukları belirtiliyor. Aylarla ifade edilecek kadar uzun süredir satışı yapılan bu ürünler eğerki sağlığa zararlı ve satışı resmi olarak yasaklanmış ise nasıl oluyorda bu kadar yoğun şekilde satılabiliyor. İster istemez insanın aklına madem bu ürünler yasal değil devlet satış yapan onca firmaya neden yaptırım uygulamıyor, internet sitelerini neden kapatmıyor diye düşünüyor insan. Ben bu ürünlerin ne satışını yapan nede ürünlerin kendisini kullanan biri olarak bu konu hakkında objektif olarak düşündüğümde, yazılanların samimi olmadığı kanaatine varıyorum. Türkiye muz cumhuriyeti değil eğerki vatandaşların sağlığını tehdit eden bir durum olsaydı devletimiz bu olaya çoktan el koyardı.

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun

Birlik ve beraberliğe ülke olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Cumhuriyet Bayramımızı coşku ile kutluyoruz. Demokrasi ve Hukuk için en ideal yönetim biçimi olan Cumhuriyet hepimizin yarınları için en büyük güvencedir. 23 Ekim 1923 de ilan edilen Cumhuriyetimizin bugün 86. yılı. Birlik ve beraberlik içinde daha nice yıldönümleri kutlamak dileğiyle hepinizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Erkeklerde Doğum İzni

657 sayılı devlet memurları kanunu ile eşi doğum yapan erkek memurlara 3 gün doğum izni hakkı verilmiştir. Memurların yıllık izin sürelerinden ayrı olarak verilen 3 günlük doğum izni hakkından kamu işçileri yararlanamamaktadır. Bu durumun anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği sendikalarca dile getirilmiş, erkek kamu işçilerininde 3 günlük doğum izninden yaralanabilmesi amacı ile yasal düzenleme yapılması gündeme gelmişitir. 1 yılı aşkın bir süredir işçilerle ilgili yasa teklifinin meclise gelmesi ve yasalaşması beklenmekte ancak bu konuyla ilgili herhangi bir ilerleme olmamaktadır.

Avrupa birliği ülkelerine göre çalışanların sosyal haklar bakımından oldukça geride olduğu ülkemizde gerekli düzenlemelerin yapılarak sosyal hakların iyileştirilmesi hepimiz adına çok olumlu olacaktır.

Tatlandırıcı Tuzağına Düşmeyin

Şeker yerine tatlandırıcı kullananları uyarıyoruz. Laboratuar üretimi yapay tatlandırıcılardan Aspartam’ın baş ağrısı, bitkinlik, hafıza kaybı, uykusuzluk, kas kasılması, eklem ağrıları ve bulantı gibi şikayetlere neden olduğu görülmüştür. Çok uzun süreli ve yoğun kullanımda ise kanseri tetikleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Sakkarin, asesülfam gibi diğer yapay tatlandırıcılarda da benzer olumsuz etkilere rastlamak mümkündür.

Bu nendenle pancar şekeri tüketemeyipte tatlandırıcı kullananlara tavsiyemiz incir, kayısı, erik, kuru üzüm, hurma gibi kuru meyveler ile pestil, pekmez türevi meyve şekeri içeren fruktozlu besinleri tüketmeleridir. Sakın olaki doğal olmayan yapay tatlandırıcılara yönelmeyin, uzun dönemde sağlığınızda geri dönüşü olmayan olumsuzluklarla karşılaşabilirsiniz.

Folik Asit

Yeşil yapraklı sebzelerde, buğdayda, yulafta, bira mayasında, balıkta, soya fasülyesinde, pirinçte, kesilmiş sütte, yumurta sarısında bulunur. B vitaminleri arasında önemli bir yeri bulunmaktadır.

Bu vitaminin eksikliği kansızlığa neden olmaktadır. Akyuvarlarda kanın pıhtılaşmasına yarayan hücrelerde azalmaya yol açar. Folik asit alımı ile bu hücreler artırılarak kansızlık tedavavi edilir.

Karaciğer sirozu, gebelik, loğusalık gibi durumlarda folik asit sıklıkla kulanılmaktadır. Folik asit eksikliği tespit edilen durumlarda ihmal edilmeden derhal tedaviye başlanmalı ve folik asit yüklemesi yapılmalıdır.

D Vitamini

Bu vitaminin eksikliği çocuklarda raşitizm, büyüklerde kemik erimesi hastalığına yol açar. Bu hastalıklarda kemiklerdeki kalsiyum azalması tehlikelere yol açabilir. Bu yüzden gelişmekte olan çocuklara düzenli olarak D vitamini verilmelidir. Ayrıca hamileler,  güneş görmeden çalışanlar, gece ve yer altı işçilerine de düzenli olarak D vitamini verilmesi gerekir.

D vitamini en çok yumurta sarısı ve balık yağında bulunur. Güneş ışınlarıda D vitamini bakımından önemli bir kaynaktır. Ayrıca marul da va yeşil salatalarda da bol miktarda D vitamini bulunmaktadır.

Bebeklerde ve yaşlılarda çok önemli olan kemik sağlığı için bol miktarda D vitamini içeren besinler tüketmeyi ihmal etmeyin. Ubutmayınki vitaminin hap olarak alınanı değil doğal yoldan besinlerle alınanı daha faydalıdır.

Saatlerinizi Geri Almayı Unutmayın

25 Ekim pazar sabahı saat 02:00 de saatlerinizi 1 saat geri almanız gerekiyor. Malumunuz yaz saati uygulaması bu hafta sonu bitiyor, o nedenle saatlerinizi geri almayı unutmayın. Enerji tasarrufu için yapılan bu ileri-geri uygulaması gerçekte ülkeye ne kadar yarar sağlıyor bilmiyorum ama cumartesi gecesinden itibaren sabahları 1 saat geç uyanacağımı çok iyi biliyorum.

Büyüklerimiz yapıyorsa vardır bir bildikleri diyelim ve fazla eleştirmeden saatlerimizi geri alalım. 2010 yılı mart ayına kadar sabahları 1 saat fazladan uyumanın keyfini çıkarsın herkes.

Küresel Kriz Yalanı

Bir yılı aşkın süredir hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan küresel krizde nihayet sona gelindiği söyleniyor bugünlerde.

Aslına bakılırsa gerçekte hiç olmayan bir krizin bitiyor olarak gösterilmesi bana oldukça tirajikomik geliyor. Başta A.B.D. olmak üzere gelişmiş ülkelerin kendi menfaatlerini maximuma çıkarabilmek için uydurdukları bu küresel kriz ile fakir ülkeler iyice yoksullaştırılırken, zengin ülkeler varlıklarına varlık kattılar. Küresel krizin en büyük mağdurunu oynayan A.B.D. kriz bahanesiyle sepetindeki tüm çürük elmaları temizlemiş, yerlerine iki katı fazlasıyla yenilerini eklemiş ve bu işten en karlı çıkan ülke olmuştur.

Planlı olarak üretilen bu suni kriz ile istedikleri amaca ulaşan gelişmiş ülkeler bugünlerde maximum faydaya ulaşmış olacaklarki ileride çıkaracakları yeni krizlerin alt yapılarını oluşturmak üzere bu krizi bitimeye karar vermiş görünüyorlar.

Kıssadan hisse zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış misali bu kriz zenğini iyice zengin, züğürdü iyice züğürt etti, bizede çenemizi yormak düşüyor desenize.