12 Eylül referandumundan önce değişen anayasa maddeleri


12 Eylül askeri müdahalesinin ardından hazırlanan ve 7 Kasım 1982 tarihindeki halk oylamasında kabul edilen Anayasa’da bugüne kadar 16 kez değişiklik yapıldı.

Bu düzenlemelerde Anayasa’nın, geçicilerle birlikte toplam 194 maddesinden 80’i değiştirildi, 3 madde yürürlükten kaldırıldı. Eklenen 3 geçici maddeden 2’si daha sonra Anayasa metninden çıkarıldı.

AA muhabirinin yaptığı derlemelere göre, 1982 Anayasası’nda bugüne kadar yapılan değişiklikler şöyle:

-1. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 17 Mayıs 1987 tarihinde yapılan ilk değişiklikle 67, 75. ve 175. maddeler yeniden düzenlendi, geçici 4. madde ise yürürlükten kaldırıldı.

Bu düzenleme kapsamında 67. maddede yapılan değişiklikle 21 olan seçme ve halkoylamasına katılma yaşı 19’a indirildi; 75. maddenin yeniden düzenlemesiyle 400 olan

milletvekili sayısı 450’ye çıkarıldı.

Anayasa değişiklikleri gibi hassas konular üzerinde titizlikle durulmasını sağlamak ve iki görüşme arasında kamuoyu fikrinin de sağlıklı bir biçimde alınmasına olanak sağlamak amacıyla 175. maddede değişiklik yapıldı. Anayasa değişikliklerinin diğer kanunlardan farklı olarak TBMM Genel Kurulunda iki defa görüşülmesi şartı getirildi. Teklifin kabulünün üye tamsayısının 3’te 2 çoğunluğu yerine, üye tamsayısının 5’te 3 çoğunluğunun gizli oyuyla olacağı hüküm altına alındı.

12 Eylül döneminde getirilen, siyasi partilerin ve liderlerinin siyasi yasaklarına ilişkin geçici 4. madde, yapılan referandumla yürürlükten kaldırıldı. Böylece, siyasi partilerin ve liderlerinin yasakları sona erdi.

-2. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’daki ikinci değişiklik 8 Temmuz 1993 tarihinde yapıldı.

Anayasa’nın 133. maddesinde yapılan değişiklikle, radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek, kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbest hale getirildi.

-3. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’daki 3. değişiklikte; başlangıç metni, 33, 53, 67, 68, 69, 75, 84, 85, 93, 127, 135, 149. ve 171. maddeleri yeniden düzenlendi. 23 Temmuz 1995 tarihinde yapılan bu değişiklikle ayrıca 52. madde de yürürlükten kaldırıldı.

Başlangıç metninde yapılan düzenlemeyle yazımda bazı değişikliklere gidilerek, Anayasa’ya daha demokratik bir nitelik kazandırıldı ve 12 Eylül askeri müdahalesine yapılan atıflar ayıklandı.

”Dernek kurma hürriyetinde” değişikliğe gidilerek, genel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin getirdiği standartlar yakalanmaya çalışıldı.

İşçiler gibi kamu çalışanlarına da toplu görüşme yapabilme hakkı tanındı.

Anayasa’nın 67. maddesinde yapılan değişiklik, yurt dışında yaşayan vatandaşların oy hakkını kullanabilmelerinin kanunla düzenlenmesini öngörüyordu. ”Kimsenin kesin hüküm giymedikçe suçlu sayılamayacağı” ilkesinden hareketle, cezaevlerindeki tutukluların oy kullanmalarına imkan sağlandı. 1987’de yapılan değişiklikle 19 olarak belirlenen seçme ve halk oylamasına katılma yaşı, bir yaş daha aşağı çekilerek 18’e indirildi.

Siyasi partilerin yurt dışında teşkilatlanıp faaliyette bulunması ile kadın ve gençlik kolları gibi yan örgütlerin kurulmasını yasaklayan hüküm Anayasa’dan çıkarıldı. Yüksek öğretim elemanlarının kanunla düzenlenme şartıyla da olsa siyasi partilere üye olabilmeleri mümkün kılındı. Siyasi partilere üye olabilmeleri mümkün olmayan yüksek öğretim öğrencilerine de bu hak tanındı. Devletin, siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça yardım yapması imkanı getirildi.

-MİLLETVEKİLİ SAYISI 550 OLDU-

”Siyasi partilerin uyacakları esaslar” başlıklı maddede değişikliğe gidilerek, partilerin Anayasa’nın 14. maddesindeki esaslara uyması yükümlülüğü kaldırıldı; bu ilkelerin kanunla belirlenmesi esasına geçildi. Siyasi partilerin ticari faaliyete girişemeyecekleri hükmü konuldu.

1987’de yapılan değişiklikle 450’ye çıkarılan milletvekili sayısı yeni düzenlemeyle 550 olarak belirlendi.

”Milletvekilliğinin nasıl sona ereceği” hükmüne açıklık getirildi. İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesinin, istifanın geçerli olduğu TBMM Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra TBMM Genel Kurulunca kararlaştırılması uygulaması getirildi.

”Partisinden istifa eden milletvekilinin bir sonraki seçimde, başka bir partinin genel merkez organlarınca aday gösterilemeyeceği”, ”partisinden istifa ederek başka bir partiye giren milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verilmesi”, ”partisinden istifa ederek -seçim hükümetleri hariç- Bakanlar Kurulunda görev alan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilmesi” hükümleri kaldırıldı.

Eylül olan yasama yılı başlangıcı Ekim olarak belirlendi.

127. maddede yapılan değişiklikle, mahalli idarelerin seçimlerinin 5 yılda bir yapılmasına ilişkin düzenleme korundu. Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içerisinde yapılması gereken genel veya ara seçimlerin, milletvekili seçimleriyle birlikte yapılması hükmü getirildi.

Bir siyasi partinin kapatılması gibi önemli sonuçlar doğuracak davalarda, parti genel başkanının sözlü savunması olmaksızın karar verilmesinin sağlıklı sonuçlar doğurmayacağı düşüncesiyle partinin genel başkanı ya da tayin edeceği vekilinin dinlenilmesi şartı getirildi.

52. madde ise yürürlükten kaldırıldı. Böylece sendikaların siyasi faaliyette bulunmaları, siyasi partilerden destek görmeleri ve siyasi partileri desteklemeleri önündeki engel ortadan kalktı.

-4. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’nın 143. maddesinde 18 Haziran 1999 tarihinde yapılan yapılan değişiklikle, DGM’lerde yer alan asker üyelerin yerine sivil yargıçların atanması sağlandı.

-5. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 13 Ağustos 1999 tarihinde yapılan 5. değişiklikle 47, 125. ve 155. maddeler yeniden düzenlendi.

47. maddede yapılan değişiklikle ”özelleştirme” kavramı Anayasa’ya girdi. Yeni düzenlemeyle kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usullerin kanunla gösterilmesi hükmü getirildi.

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşme ve şartlaşmalarında doğacak uyuşmazlıkların, milli ya da milletlerarası tahkim yoluyla çözümlenebilmesine olanak tanındı.

Anayasa’nın 155. maddesinde değişiklik yapılarak, 1924 Anayasası’nda benimsenen sisteme dönüldü. İmtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri, Danıştay’ın inceleme yapacağı konular arasından çıkarılıp, sadece görüş bildirebileceği konular arasına alındı.

-6. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da, 3 Ekim 2001 tarihinde yapılan 6. değişiklik, AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesindeki en kapsamlı değişiklik oldu. Bu düzenlemeyle Anayasa’nın başlangıç metninin yanı sıra 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 74, 86, 87, 89, 94, 100, 118. ve 149. maddeler ile geçici 15. maddede değişikliğe gidildi.

Başlangıç metnindeki bir cümle, ”Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı” şeklinde değiştirildi.

Yakalanan ya da tutuklanan kişilerin hakim önüne çıkarılma süreleri AİHS’ne uyumlu hale getirilerek, zanlının en geç 48 saat içinde, toplu işlenen suçlarda ise en çok 4 gün içinde hakim önüne çıkarılması sağlandı.

”Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı maddede yapılan düzenlemeyle herkese, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı tanındı. Özel hayat ve aile hayatının gizliliğine dokunulmazlık; herhangi bir kişinin üstü, özel kağıtları ve eşyalarının aranması için yazılı emir zorunluluğu getirildi.

Yazılı emir olmadıkça kimsenin konutuna girilemeyeceği, arama yapılamayacağı ve buradaki eşyaya el konulamayacağı hükme bağlandı.

-HABERLEŞME HÜRRİYETİ-

”Haberleşme Hürriyeti” başlıklı 22. maddede yapılan düzenlemeyle, usulüne göre verilmiş hakim kararı ve yazılı emir olmadıkça, haberleşmenin engellenemeyeceği ve haberleşmenin gizliliğine dokunulamayacağı hükmü getirildi.

Ülkenin ekonomik durumu, vatandaşların yurt dışına çıkma hürriyetini sınırlayan şartlar arasından çıkarıldı.

Düşünce ve anlatım özgürlüğünün sınırları genişletildi, toplumdaki dil farklılıkları sosyolojik bir gerçek olarak değerlendirildi ve bu duruma Anayasa’da getirilen engel kaldırıldı. Milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve bölünmez bütünlüğün korunması amaçlarıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanabileceği şartı Anayasa’ya konuldu.

”Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz” hükmü Anayasa’dan çıkarıldı.

-KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ ANAYASA’YA GİRDİ-

Herkesin derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olmasına ilişkin hüküm Anayasa’ya konuldu.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemede izin alma zorunluluğu kaldırıldı.

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği hükmü getirildi.

Anayasa’da, kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik olarak, ”Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır” şeklinde düzenleme yapıldı.

Kamulaştırmada, gerçek karşılıkların ödenmesi ve ödemede gecikme halinde faiz yönünden bireylerin zarara uğramamaları konusunda değişiklik yapıldı. Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla özel mülkiyette bulunan tanışmazların tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkili kılındı.

49. maddede yapılan değişiklik ile devlete, çalışanların yanı sıra işsizleri de koruma görevi verecek şekilde düzenleme yapıldı. Buna göre devlet; çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldu.

Asgari ücretin tespitinde, çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumunun gözönünde bulundurulması hükmü getirildi.

Kadın-erkek arasında eşitsizlik oluşturduğu düşülen ”Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir” hükmü Anayasa’dan çıkarıldı.

-PARTİ KAPATMAYA DÜZENLEME-

Anayasa’nın, 67. maddesinde yapılan değişiklikle, TBMM’de çoğunluğu elinde bulunduranların sık sık seçim değişiklikleri yaparak kendilerine avantaj sağlamaları engellenmek istendi. Maddeye, ”Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” hükmü eklendi.

69. maddede yeniden değişiklik yapılarak, ”odak” hali tanımlandı, odağa kriterler getirilip kavram kargaşasına son verilmek amaçlandı.

Buna göre, bir partinin temelli kapatılmasının, sadece Anayasa’nın 68/4. fıkrasındaki eylemlerin odağı haline gelmiş olması şartıyla mümkün olacağı şartı getirildi. Temelli kapatılan bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu oluşturduğu yeni bir partinin de kapatılacağına ilişkin hüküm, bu durumun tespitinin oldukça güç olduğu gerekçesiyle yürürlükten kaldırıldı. Temelli kapatılan bir partinin kurucularının ve her kademedeki yöneticilerinin 5 yıl süreyle yeni bir partinin kurucusu, yöneticisi ve deneticisi olamayacağı hükmü getirildi.

Yapılan değişikliklerde, siyasi partiler için kapatmanın yanı sıra Hazine yardımından yoksun bırakılma yaptırımı da öngörüldü. Böylece Anayasa Mahkemesine, bir tüzel kişiye uygulanması mümkün en ağır yaptırım olan kapatma yerine, daha hafif bir ara yaptırım uygulama imkanı verildi.

-DİLEKÇE HAKKI YABANCILARA DA TANINDI-

Türk vatandaşlarının sahip olduğu TBMM’ye dilekçe ile başvurma hakkı, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla yabancılara da tanındı.

”TBMM’nin görev ve yetkilerine” ilişkin Anayasa’nın 87. maddesi, 2001 ve 2004 yıllarında iki kez değiştirildi. Son değişikliğe göre, TBMM’nin af yetkisi ile ilgili sınır kaldırıldı, genel veya özel af kararının TBMM’nin üye tam sayısının 5’te 3’ü ile alınabileceği hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanının kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye gönderebileceği, TBMM’nin de sadece geri gönderilen maddeleri görüşebileceği hüküm altına alındı. TBMM Başkanı seçimine yönelik düzenleme yapılarak, seçimin daha kısa sürede tamamlanması sağlandı.

Milli Güvenlik Kurulu bünyesine Başbakan yardımcıları ve Adalet Bakanı da dahil edildi; kurul kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu vurgulandı.

-PARTİ KAPATMALAR ZORLAŞTIRILDI-

Parti kapatmalar zorlaştırıldı. Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişikliklerinin iptali ve siyasi partileri kapatmada, 5’te 3 çoğunlukla karar vereceği hükme bağlandı.

Anayasa’nın geçici 15. maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Böylece, 12 Eylül 1980-6 Aralık 1983 döneminde çıkarılan kanunlar, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa’ya aykırılığının iddia edilebilmesinin yolu açıldı.

Anayasa’nın 86. maddesinde değişiklik yapılarak, milletvekillerinin özlük ve emeklilik haklarına ilişkin madde yeniden düzenlendi. Milletvekillerinin özlük hakları ve emekliliklerinin kanunla düzenlenmesi ile milletvekili ödeneğinin aylık tutarının, en yüksek emekli sandığı iştirakçisinin görevdeyken aldığı miktardan az olamayacağı hükmü getirildi. Milletvekili emekli maaşının da ödenek ve yolluğun toplamının yarısından az olamayacağı belirtildi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 2001 yılında yapılan bu Anayasa değişikliğinde yer alan, 86. madde dışındaki maddeleri onayladı; sözkonusu maddedeki düzenlemeleri ise referanduma götürme kararı aldı.

MİLLETVEKİLİ SEÇİMLERİNİN 4 YILDA BİR YAPILMASI, MECLİS’İN 184 MİLLETVEKİLİ İLE TOPLANMASI, CUMHURBAŞKANININ 5 ARTI 5 SİSTEMİYLE VE HALK OYUYLA SEÇİLMESİ KARARLAŞTIRILDI

Anayasa Mahkemesi’nin, ”367 kararı” ve ardından yaşanan tartışmalardan sonra, 1982 Anayasası’nda, 2007 yılında değişikliğe gidildi.

Sözkonusu değişikliklerle milletvekili seçimlerinin 4 yılda bir yapılması, Meclis’in 184 milletvekili ile toplanması ve cumhurbaşkanının 5 artı 5 sistemiyle ve halk oyuyla seçilmesi kararlaştırıldı.

-7. DEĞİŞİKLİK-

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, milletvekillerinin özlük ve emeklilik haklarına ilişkin maddeyi referanduma götürme kararının ardından, 86. maddedeki düzenlemeyle ilgili olarak, 21 Kasım 2001 tarihinde yeniden Anayasa değişikliğine gidildi.

Sözkonusu maddede değişiklik yapan yasa 1 Aralık 2001’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece Cumhurbaşkanı Sezer’in önceki değişiklik metnini referanduma götürme kararının konusu ortadan kalkmış oldu.

-8. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 26 Aralık 2002 tarihinde yapılan 8. değişiklikle 76. ve 78. maddeler yeniden düzenlendi.

”Milletvekilliği Seçilme Yeterliliği” başlıklı maddede yapılan değişiklik ile milletvekili seçilemeyecek şartlar arasında yer alan ”ideolojik veya anarşik eylemlere” ifadesi ”terör eylemlerine” şeklinde değiştirildi.

TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde, TBMM kararı ile ara seçime gidilebileceği; ancak bir ilin veya seçim çevresinin TBMM’de üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılması öngörüldü.

-9. DEĞİŞİKLİK-

AB’ye uyum çalışmaları çerçevesinde; 7 Mayıs 2004 tarihinde Anayasa’nın 10, 15, 17, 30, 38, 87, 90, 131. ve 160. maddelerinde değişiklik yapıldı, 143. madde yürürlükten kaldırıldı.

Kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu, 10. maddede yapılan değişiklik ile Anayasa’ya konuldu. Devletin, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğu da kaydedildi.

Basın araçları anayasal koruma altına alındı. Basın araçlarının da basımevi ve eklentileri gibi, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemeyeceği veya işletilmekten alıkonulamayacağı hükmü getirildi.

-ÖLÜM CEZASI KALDIRILDI-

Anayasa’nın, 38. maddesinde yapılan değişiklik ile ölüm cezası kaldırıldı. Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemeyeceği hüküm altına alındı, ancak Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebileceği şartı getirildi.

Anayasa’da, ölüm cezası ile ilgili yer alan diğer hükümler de metinden çıkarıldı.

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanun hükümlerinin çelişmesi halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkta, hangisine öncelik verileceği konusundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla 90. maddeye fıkra eklenerek, uyuşmazlıklarda, milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınması hükmü öngörüldü.

Genelkurmay Başkanlığının YÖK’e temsilci vermesi uygulamasına son verildi.

Devlet harcamalarının denetlenmesinde şeffaflığın sağlanması amacıyla 160. maddenin, ”Silahlı Kuvvetler elinde bulunan devlet mallarının TBMM adına denetlenmesi usulleri, Milli Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir” fıkrası madde metninden çıkartıldı.

Anayasa’nın 143. maddesi yürürlükten kaldırılarak, 1999’da yapılan değişiklik ile subay üyelerinin yerine sivil yargıçlar atanan DGM’ler kaldırıldı.

-10. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 21 Haziran 2005 tarihinde yapılan değişiklikle 133. maddedeki, Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) üye seçimine ilişkin düzenleme kabul edildi.

-11. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 29 Ekim 2005 tarihinde 11. değişiklik yapıldı. Bu değişiklikte, 130, 160, 161, 162. ve 163. maddelerde yeni düzenlemeye gidildi.

Yeni bütçe kapsamına uyum sağlandı ve Sayıştay’ın denetim kapsamı genişletildi; bütçenin hazırlanması, uygulanması ve kontrolüne ilişkin süreç güçlendirildi.

162. maddede yapılan yeni düzenlemeyle, ”genel ve katma bütçe tasarıları” ibaresi ”merkezi yönetim bütçe tasarısı” şeklinde değiştirilerek, uluslararası standartlar ve AB müktesebatına uygun olarak tanımlanan yeni bütçe kapsamına uyum sağlandı.

-12. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’nın 76. maddesinde 13 Ekim 2006 tarihinde yapılan değişiklikle 30 olan milletvekili seçilme yaşı 25’e indirildi.

-13. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’daki düzenlemeler kapsamında 10 Mayıs 2007 tarihinde, Geçici 17. madde metne eklendi. Buna göre, 22 Temmuz 2007’de yapılacak seçimde; bağımsız adayların isimlerinin birleşik oy pusulasında yer almasına ilişkin düzenleme yapıldı.

-14. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’da 31 Mayıs 2007 tarihinde yapılan 14. değişiklikle; 77, 79, 96, 101. ve 102. maddelerde düzenlemeye gidildi; geçici 18. ve geçici 19. maddeler eklendi.

TBMM seçimlerinin, 5 yılda bir yerine 4 yılda bir yapılması kararlaştırıldı. Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) görev ve yetkileri kapsamına, Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin usul ve esaslar da dahil edildi.

TBMM’nin, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde, üye tamsayısının 3’te 1’i ile toplanması (184) kararlaştırıldı. Ayrıca, Meclis’in, Anayasa’da başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vermesi, ancak karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının 4’te 1’inin bir fazlasından az olamayacağı hükmü getirildi.

Cumhurbaşkanının 5 artı 5 sistemiyle ve halk oyuyla seçilmesi kararlaştırıldı; Cumhurbaşkanı seçiminin nasıl yapılacağı da belirtildi.

Anayasa’nın, ”Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren 1 yıl içinde uygulanamayacağına” ilişkin maddesinin, Cumhurbaşkanı seçiminde dikkate alınmayacağı hükmü getirildi. Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin getirilen yeni düzenlemelerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanmasını öngören düzenleme de kabul edildi.

Bu düzenlemeler halkoylamasında tümüyle oylandı.

-15. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’daki 15. değişiklik 16 Ekim 2007 tarihinde yapıldı.

”Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanmasına imkan tanıyan” Geçici 18. madde ile ”Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin getirilen yeni düzenlemelerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde de uygulanmasını” öngören Geçici 19. madde Anayasa metninden çıkarıldı.

-16. DEĞİŞİKLİK-

Anayasa’nın 10. maddesinde 9 Şubat 2008 tarihinde yapılan değişiklikle, ”devlet organları ve idare makamlarının, bütün işlemlerinde olduğu gibi her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu” hükmü getirildi.

42. maddede yapılan değişiklikle ise yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin hüküm kabul edilerek, kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple, kimsenin yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemeyeceği belirtildi. Ancak, bu değişikliklerin yürürlüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından durduruldu.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ-

TBMM Başkanlığına sunulan Anayasa değişikliği teklifi kabul edilirse bu düzenleme 1982 Anayasası’nda yapılan 17. değişiklik olacak.

-ANAYASALARA İLİŞKİN REFERANDUM-

Türkiye’de anayasal düzenlemelere ilişkin ilk referandum, 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin ardından hazırlanan 1961 Anayasası için yapıldı. 9 Temmuz 1961’deki halkoylaması ile Anayasa yüzde 38,3 ”Hayır” oyuna karşılık yüzde 61,7 ”Evet” oyuyla kabul edildi.

Türkiye, ikinci kez ”1982 Anayasası”nın halkoyuna sunulması üzerine sandık başına gitti. İkinci referandum, 1980 askeri müdahalesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası için 7 Kasım 1982’de yapıldı. Halkoylamasına, 18 milyon 885 bin 488 seçmen katıldı. 17 milyon 215 bin 559 seçmen ”Kabul” (yüzde 91,37), 1 milyon 626 bin 431 seçmen de ”Red” (yüzde 8,63) oyu kullandı. 1982 Anayasası, sonuçların açıklanmasıyla 9 Kasım 1982’de yürürlüğe girdi.

-DEĞİŞİKLİKLER VE REFERANDUM-

3. halkoylaması, 1982 Anayasası’nın Geçici 4. Maddesi ile getirilen siyasi yasakların kalkıp kalkmaması konusunda 6 Eylül 1987’de yapıldı. YSK, halkoylaması sonuçlarını 12 Eylül 1987’de açıkladı. Halkoylamasına 24 milyon 436 bin 821 seçmen katıldı. Geçerli 23 milyon 347 bin 856 oydan, 11 milyon 711 bin 461’i ”Evet”, 11 milyon 636 bin 395’i ”Hayır” çıktı. Böylece, Geçici 4. Madde yürürlükten kalktı.

Türkiye’nin 4. kez önüne getirilen halkoylaması sandığının konusu ise Anayasa’nın 127. maddesindeki yerel seçimlerin 1 yıl erkene alınıp alınmaması oldu. Bu halkoylaması, 25 Eylül 1988’de yapıldı. Seçmenlerin yüzde 65’i değişiklik için ”Hayır”, yüzde 35’i ”Evet” oyu kullandı. Böylece yerel seçimlerin erkene alınması için Anayasa’nın 127. maddesindeki değişiklik kabul edilmedi ve 13 Kasım 1988 olarak öngörülen erken yerel seçim yapılmadı.

Anayasal metinlere ilişkin 5. halkoylaması ise 21 Ekim 2007’de yapıldı. Cumhurbaşkanının halk tarafından ve 5 artı 5 sistemiyle seçilmesini öngören düzenlemenin de arasında yer aldığı Anayasa değişiklikleri, 22 Temmuz Pazar günü yapılan milletvekili genel seçimi ile halkoyuna sunuldu.

-REFERANDUM SÜRECİ DURDU-

Bu arada, Anayasa’nın ”Başlangıç” metni ile 33 maddesinde değişiklik yapan yasa, 3 Ekim 2001 tarihinde TBMM’de kabul edildi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yasanın 32 maddesini onayladı, ancak yasanın ”milletvekili ödenek ve yolluklarını” düzenleyen 27. maddesini ise halkoyuna sunma kararı aldı. Yasa, 27. madde dışında, 17 Ekim 2001’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anayasa değişikliğine ilişkin yasanın 27. maddesi ise yaşanan tartışmalardan sonra 22 Ekim 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Böylece, 120 günlük referandum süreci başlamış oldu.

Ancak, sözkonusu madde ile ilgili olarak, TBMM’de tekrar Anayasa değişikliğine gidildi. Anayasa’nın 86. maddesinde değişiklik yapan yeni düzenleme, 1 Aralık 2001’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece, Cumhurbaşkanı Sezer’in önceki değişiklik metnini referanduma götürme kararının konusu ortadan kalkmış oldu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s