Ay: Mart 2017

Türklerin bir geleceği var mı? Varların bir geleceği Türk mü?

Ağzımdan çıkanı kulağım şu şekilde işitiyor: Varların bir geleceği Türk değilse, Türklerin de bir geleceği yoktur, olmayacaktır. Ağzım “varlar” dediğinde kulağım hem mevcudatı, hem de mahiyeti işitiyor. Hem var olanların vücut bulduklarına kani oluyor, hem de onların ispat edilişinden memnuniyet duyuyorum. Varlar ki, hesaba çekilecekler. Hesaba çekileceğim ki varım.

Türk topraklarında vebadan kaçar gibi milliyetçilikten kaçılıyor. Hangi milliyetçilikten? Sadece Türk milliyetçiliğinden. “Ulusalcılık” garabetine Türk milliyetçiliği denilemeyeceği bütün ahmakların aklına yatıyor. Milliyetçilik davası Müslim ve gayr-i Müslim her türden anasırın yürüttükleri bir dava. Türk milliyetçiliği takbih edilmek üzere hazırda bekletiliyor; ama elimizin altında hazır (konfeksiyon) bir Türk yok. Ismarlamak istesek kime müracaat edeceğimiz meçhul.

Yaşadığımız topraklarda Türk kelimesini önce ihtida etmiş bin türlü yerleşik (medeni?) anasır bir şekilde, aslına matuf “Török” ifadesini örtecek bir şekilde kullandı. “Al turpu vur Türk’e yazık oldu al turpa” diyen onlardır. Tıpkı bir zamanlar ilk hıristiyanlaşan Rumların henüz hıristiyanlaşmamış Rumlara seslenirken “Yunan” ibaresini kullanışları gibi… Tanzimat sonrasında Yahudiler, yaşadığımız topraklarda başımızdan geçenleri hiçe sayıp, kendilerini de Türk dairesine sığdırabilecek, Hazar merkezli bir kavmin adı olarak hakkında literatür üretilen Türk’ü icat ettiler. En sonunda inkılâpçı Cumhuriyet rejimi ceberrut devlete sadık, İslâm’ın vecibelerine bigâne Türk uğruna varını yoğunu harcadı. Türk karmakarışıktı. Ağyarını mâni, efradını câmi bir Türk kimsenin bilgisi dahilinde olmadı. Türk hiçbir zaman şark kurnazlığını tedaiden geri durmadı. Okumaya devam et “Türklerin bir geleceği var mı? Varların bir geleceği Türk mü?”

550 milletvekili bile fazla, 600 değil 450 olmalı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: 550 milletvekili bana göre fazla. Normali 450’dir. Şimdi 600’e çıkarıyoruz. 550 milletvekili bize yetmiyor. 600 milletvekili olsun diyorsanız gidip ‘evet’ oyu kullanacaksınız. Olur mu? 600 milletvekili 187 trilyon para ödüyeceğiz. Gerek var mı buna diyorsanız gideceksiniz ‘hayır’ oyu kullanacaksınız.

16 nisan referandumu milletvekili sayısı artışı
yeni anayasa taslağında mebus sayısı 600’e çıkarılıyor

Bana sorarsanız neden 600? Neden 187 trilyon lira? Eğer bu parayı birine vereceksem götür fındık üreticisine ver kardeşim. Milletvekillerine 187 trilyon vereceksin. Fındık üreticisi yine perişan vaziyette. Diyorsanız ki fındık üreticisi olarak ‘Biz perişanlığa alıştık. Açlığada alıştık. Evet oyu kullanalım’ diyorsanız kaderinizi kendiniz çizmiş olacaksınız. ‘Hayır 187 trilyon lira bizim cebimizden çıkmamalı, bu ülkede açlık var, yokluk var. Ürün üretiyoruz. Dünya da 1 numarayız. Bu para bize verileli doyorsanız gidecek ‘hayır’ oyu kullanacaksınız.

16 nisan anayasa değişikliği referandumundan evet çıkarsa ne olacak?

Ülkemiz seçmeni, takvimler 16 Nisan 2017‘yi gösterdiğinde anayasa değişikliği halkoylaması için sandığa gidecek. Bu anayasal güncellemeyi destekleyenler yeni anayasanın Türkiye’ye daha fazla istikrar getireceğini savunurken, muhalefet ‘gücü tek elde, tek adamda toplayan’ yeni rejimin demokratik olmayacağı görüşünde.

Referandumda seçmene “yeni anayasa taslağını” kabul edip etmediği sorulacak. Peki sonuç “evet” çıkarsa Türkiye’de neler değişecek:

  • Hali hazırda devletin başı olan cumhurbaşkanı aynı zamanda yürütmenin de başı olacak, yani başbakanın görevini de üstlenecek.
  • Başbakan pozisyonu ortadan kalkacak, onun yerini başkan yardımcısı alacak.
  • Cumhurbaşkanı kararname hazırlama, olağanüstü hal ilan etme, bakanları ve üst düzey bürokratları atama yetkilerine sahip olacak.
  • Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler 5 yılda bir aynı tarihte düzenlenecek.
  • Parlamentonun çoğunluk oyuna dayanarak cumhurbaşkanını soruşturma ve azletme yetkisi olacak. Cumhurbaşkanının yargılanması için meclisin en az üçte ikisinin (401) oyu gerekecek.
  • Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler 5 yılda bir aynı tarihte düzenlenecek.
  • Mevcut TBMM’de 550 olan milletvekili sayısı 600’e çıkacak.
  • Milletvekili seçilme yeterliliği 25 yaşından 18’e indirilecek.
  • TBMM’nin bütçe yapma yetkisi cumhurbaşkanına geçecek. Bütçe cumhurbaşkanı tarafından hazırlanıp meclise sunulacak, meclis bütçeyi ya onaylayacak ya da geri gönderecek.
  • Cumhurbaşkanlığı için meclis dışından aday gösterilebilecek. En az yüzde 5 oy almış partiler ve 100 bin seçmen aday önerebilecek.
  • Devlet başkanı meclisin çıkardığı yasaları iptal talebi ile Anayasa Mahkemesine götürebilecek.
  • Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumunda yerine yardımcısı vekalet edecek ve 45 gün içinde seçime gidilecek.
  • TBMM, cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesi talebi için en az 260 milletvekilinin onayına ihtiyaç duyacak.
  • Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kaldırılacak.
  • Hâkimler ve Yüksek Savcılar Kurulu’nun ismindeki ‘yüksek’ ibaresi kaldırılacak ve üye sayısı 22’den 13’e düşürülecek.
  • Taslağa eklenen geçici madde ile Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı zamanda Akp başkanı olabilecek.

Okumaya devam et “16 nisan anayasa değişikliği referandumundan evet çıkarsa ne olacak?”

ÖSYM tepkiler üzerine KPSS ücretlerinde indirim yapmak zorunda kaldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi, daha önce yayımladığı Kamu Personeli Seçme Sınavı kılavuzundan GK, GY ve KPSS Alan Bilgisi sınavlarına giren bir adaydan 420 Türk Lirası sınav bedeli alacağını duyurmuştu.

ÖSYM kpss ücreti karikatürü
peşin satan ÖSYM nasıl para kazanacağını öğrenmiş

420 lira olan ücretin aşırı yüksek olduğu konusunda adaylar sosyal medyadan tepki gösterip derhal imza kampyanyası başlatmıştı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi, bu tepkiler üzerinde sınav ücretlerinde indirim yapmak zorunda kaldı. Kurum, aldığı yeni kararda Alan Bilgisi sınavında oturum başına 40 TL alacağını açıkladı. KPSS Alan bilgisi sınavına girecek bir aday 360 TL değil 120 TL sınav ücreti ödeyecek. Genel Kültür ve Genel Yetenek sınav ücretinin 60 lira olduğu hesaplanırsa, KPSS Genel Kültür -Genel Yetenek ve Alan Bilgisi oturumlarına giren bir aday toplam 180 TL ücret ödeyecek. Okumaya devam et “ÖSYM tepkiler üzerine KPSS ücretlerinde indirim yapmak zorunda kaldı”

İsmet Özel 15 Mart 2017 tarihli köşe yazısı

Arnavuti Zoti veya Nereden Çıktı Bu Kuyruklu Kürtler? (II)

Eğer XX. Hıristiyan asrının ilk çeyreği kapanmadan vuku (meydana gelme) bulan Sakarya Meydan Muharebesi aleyhimize sonuç verseydi bugün biz Türklerin adı sadece ansiklopedilerde anılacaktı. Keşke! diyenleri işitir gibiyim. Varsa sözüm demeyenleredir. Hakikatin neye, gerçeğin neye tekabül ettiğini tahayyül (hayal) bile etmekten aciz mahlûkatın (bütün yaratıkların) ekseriyeti (çoğunluğu) teşkil ettiği (oluşturduğu) ülkede hâlâ Türk adının devam etmesinden bir anlam çıkarılabilir mi? Tarih bir şey söylüyor. Öğrenmeği öğrenmiş olana tarih Türklük davasının İslâm davasından başka bir şey olmadığını bildiriyor. Hangi dilde söylüyor bunu ve o dili bilenin kursağında ne var? İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Tarihin Türklüğe mahsus vasıfları millî varlığı Türklerin zulmü sebebiyle zarar görmüş her hangi bir unsurun kulağına söylemesinin imkânı yok. Türk kime, hangi sebeple zulmetti? Böyle bir suale tarih cevap verir mi? Tarihin ümüğüne basıp işkence ederek ve/veya tarihe rüşvet verip ahlaksız tekliflerde bulunarak ona neler söyletilebilir?

ismet özel köşe yazısı
İsmet Özel

Kaba kuvvet ve para… Aynı şeyin iki yüzüdür bunlar. Böyle olduğu için tarih boyunca ne haydutluğu, ne de ticareti birbirinden uzak tutmağa bir kimsenin gücü yetebilmiştir. Dünyevî iktidar dediğimiz şey kaba kuvvet ve paranın hangi nispette olursa olsun birbiriyle telif (uyuşmalarını sağlama) edildiği alanda kararına kavuştu. Kula kulluğu allayıp pullayan dünyevî iktidar İblis’ in Âdem aleyhisselâm’a secde etmeği reddettiği andan itibaren her cins insanı bir kirden alıp başka bir kire bulaştırdı. Şiir doğmasaydı iktidarlar zulmünün habis (çok tehlikeli, öldürücü) kıskacına düşmüş insanlığın nefes almasına da imkân doğmayacaktı. Tarih içinde şiirin parlamasıdır insana mücadele şevki veren. Tarihlenmiş şiirin paraya ve kaba güce karşı panzehir vasfıyla belirip parlaması insanlığın nefessiz kalıp boğulmasına engel oldu. Kimileri kendilerinin de bir parçası oldukları kaba güç ve para habasetine (alçaklık) bahane bulmak için tarihin galipler tarafından yazıldığını söyler. Tarihi galipler yazar hükmünü benimsemek aslı olmayan bir şeyin asıl yerine geçmesine itirazdan feragat etme (hakkından vazgeçme) anlamına gelmekle kalmaz, güçten ve paradan medet ummanın varacağı yer hakkın tecellisi (görünme, belirme) karşısında nâdanlık (câhil, bilmez, bilgisiz) ve bîgâneliktir (kayıtsız, ilgisiz, alâkasız, lâkayt).

İnsanın muhtaç olduğu hayatiyeti galiplerin yazmaktan imtina (kaçınma) ettikleri, isteseler bile yazamayacakları tarih yüklendi. Nitekim vakti gelip Kur’an nâzil (inmek, nüzul etmek) olunca hakkın tecellisi hususundaki gevşekliğe son verme fırsatı insanoğlunun eline geçmiş oldu. Kur’an-ı Kerîm’e rağmen galiplerin yazdığı tarih âlemin ağzına sakız olmaktan geri durmadı. Müslüman bu akıntıya kapılsa da Mü’min tarih yükünden vazgeçmedi. Mü’min de bir şey çiğniyor, onun da hem dilinin üstünde, hem dilinin altında bir şey, bir şeyler var. Mü’minin çenesini kıpırdar gören bilsin ki, onun ağzında cümle âlemin çiğnemekte beis görmediği sakız değil sadece helâl lokma vardır. Her kim ki, küfre rıza göstermemiştir, o kişi Büyük Millet Meclisi’nin uhdesine (sorumluluğuna bırakmak) önce Saltanat, bilahare (daha sonra) Hilafet tevdi (teslim etme, emânet etme, verme) edildiğini akıldan çıkarmaz. O halde Türk olarak vazife hissimiz bizi hangi münasebetlerin milleti önce Saltanatla, bilahare Hilâfetle merbut (bağlı, bağlanmış, raptedilmiş) kıldığına dair bilgiye ve bilince kavuşma çabasına sürüklüyor. İnsanın bünyesi sakızı yutarsa neye, helâl lokmayı yutarsa neye maruz kalır? That’s the question. Okumaya devam et “İsmet Özel 15 Mart 2017 tarihli köşe yazısı”

İslamiyet Öncesi Türk Tarihi Sesli Anlatım MP3 İndir

Türk Tarihinin Başlangıcı

Dünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıclıktan çiftçi-çobancılığa geçimesi ile başlar. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının M.Ö 6000’lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı düşünülmektedir. Bu tarih atlı göçebe Türk kültürünün başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu değişiklikler ile ilk Türk kültürü olan Anav kültürü ortaya çıkmıştır. Türklerin atalarının MÖ 2500 ile M.Ö. 1700 yılları arasındaki Afanasiyevo kültürü ile başlayan ve MÖ 1700 ile MÖ 1200 yılları arasındaki Andronovo Kültürü ile devam ettiğini savunurlar. Bu ırkın savaşçı ve göçebe kültüre sahip olduğu, MÖ 1700 yılları sonrasında kitleler halinde Altay Dağları ile Tanrı Dağları arasındaki bölgeye yayıldığı bilinmektedir. Bilinen ilk Türk devleti İskitlerdir.(Sakalar)

Milattan Önce 3. yüzyıl

Çu Devleti M.Ö 1200

M.Ö.312: Büyük Hun Devleti’nin (Huing nu) kuruluşu ve Çin/Hiung nu arasında Kuzey Şansi Savaşı
M.Ö.240: Bozkır halklarına karşı Çin’in duvar inşası: Çin Seddi
M.Ö.209: Hiung nu lideri Teoman’ın ölümü ve Mete’nin Hiung-nu’ların (Hunların) lideri olması
M.Ö.201: Kırgız halkından ilk kez söz edilmesi
M.Ö.201: Pe-Teng Kuşatması Okumaya devam et “İslamiyet Öncesi Türk Tarihi Sesli Anlatım MP3 İndir”