Ay: Eylül 2017

baharım güz oldu yazım kış oldu, goñüle yarini bulduramadım

küstürdüm goñümü güldüremedim
baharım güz oldu yazım gış oldu
goñüle yarini bulduramadım
baharım güz oldu yazım gış oldu
goñüle yarini bulduramadım
baharım güz oldu yazım gış oldu

şu fani dünyada murad almadan
eller gibi şad olup da gülmeden
ellerin bağında gülü solmadan
baharım güz oldu yazım gış oldu
ellerin bağında gülü solmadan
baharım güz oldu yazım gış oldu Okumaya devam et “baharım güz oldu yazım kış oldu, goñüle yarini bulduramadım”

kılık kıyafet yönetmeliği değişecek mi?

Devlet memurlarının kılık kıyafetleri, 1980 darbesi sonrasında yürürlüğe konulan, Kılık Kıyafet Yönetmeliğiyle düzenlenmektedir.

Bu yönetmeliğin 5. maddesi hükmü şu şekildedir:

“Saçlar,… enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir… Hergün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabii olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez… Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri süveterler giyilmez. ”

Bu hüküm gereğince, sakal bırakılmaması, bıyığın üst dudak boyunu geçmemesi, kravat takılması, saçın enseden gömlek yakasını aşmaması gerekmektedir.

Neredeyse bütün sendikalar, bu maddelerin değiştirilmesini ve kılık kıyafet serbestliğinin getirilmesini talep etmektedir.

Ancak uygulamada, özellikle de taşrada, bu maddeye aykırı davranılması halinde, memura disiplin soruşturması açılmakta, kılık kıyafet yönetmeliğine uygun davranılmadığı için de Uyarma cezası verilmektedir. Memur ise idari yargı yoluna gitmekte, sendikasının aldığı serbest kıyafet kararını göstererek, verilen disiplin cezasını iptal ettirmektedir.

Amirler ve memurlar arasındaki gerginliğin bitirilmesi için bu konuya bir çözüm bulunması gerekmektedir.

Bu nedenle hazır Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin de bir aya yakın bir süredir sakal bıraktığına göre, bu sorun artık çözülmelidir. Okumaya devam et “kılık kıyafet yönetmeliği değişecek mi?”

Rızkına kani’ olan gerdûna minnet eylemez / Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan

Âsâf’ın mikdârını bilmez Süleyman olmayan
Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan

Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini
Anlamaz hal-i perişanı perişan olmayan

Rızkına kani’ olan gerdûna minnet eylemez
Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan

Kim ki korkmaz Hak’tan ondan korkar erbâb-ı ukûl
Her ne isterse yapar Hak’tan hirasan olmayan

İ’tiraz eylerse bir nâdân Ziyâ hamûş olur
Çünki bilmez kadr-i güftârın sühândan olmayan.

asafin-mikdarini-bilmez-suleyman-olmayanrizkina-kani-olmayan

Okumaya devam et “Rızkına kani’ olan gerdûna minnet eylemez / Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan”

kaan boşnak – birazı senden kalan biraz senden öncekilerden ne farkeder?

bugünlerde sarhoşum böyle aklım havada
düşündüğüm net bir şey yok
öyle boş tenhada dolandım
bütün gece, bütün bir ay, bütün sene
ne fark eder?

üzülmüştüm, üzmüştüm biraz üşümüştüm de
kendime bile uzaktaydım düştüm epeyce
belki öptüm, belki sevdim, belki senden bahsettim
Ne farkeder?

Bir sabah uyandım yoktun arandım yoktun hala bulamıyorum
Bugünüme vardım, çoktan uyandım, artık hiç istemiyorum

Attığım mesajları ciddiye almadın dimi?
Hayvan gibi içmişim yine tutamadım kendimi
Yoktu hiç bir beklentim zaten olsaydı bile ne farkeder?

Geçmişime göre şimdi daha az saçım var
Yalan olmuş yarınlarım biraz da acım var
Birazı senden kalan biraz senden öncekilerden ne farkeder?

bir kökte uzamış sarmaşık gibi uzamış gerdana saçların güzel

bir-kokte-uzamis-sarmasik-gibi-neset-ertas-turkusu

bir kökte uzamış (yar yar) sarmaşık gibi
bir kökte uzamış (yar yar) sarmaşık gibi
uzamış gerdana (yar yar) saçların güzel (güzel) saçların güzel
gözlerin ufakta bir ışık gibi
gara bulut gibi (yar yar) gaşların güzel

goynundaki turunç (turunç) mudur nar mıdır
goynundaki turunç mudur nar mıdır
adın huri midir (yar yar) gülizar mıdır gülizar mıdır
goñünde başkaları var mıdır
on beş on altı mı (yar yar) yaşların güzel

her güzeller eda (eda) ile salınmaz
her güzeller eda (eda) ile salınmaz
huri misin melek (melek) misin bilinmez hey yar bilinmez
emsalin dünyada (yar yar) yoktur bulunmaz
cennet-i a’lâda (yar yar) eşlerin güzel
emsalin dünyada yoktur bulunmaz
cennet-i a’lâda (yar yar) eşlerin güzel

Bir kökte uzanmış sarmaşık gibi
Dökülmüş gerdana saçların güzel
Gözlerin ufukta bir ışık gibi
Kara bulut gibi kaşların güzel

Koynundaki turunç mudur nar mıdır
Adın Huri midir Gülizar mıdır
Gözlerinden akan yağmurlar mıdır
On beş on altı mı yaşların güzel

Afatı devran mı bilmem ki nesin
Bülbül avazın andırır sesin
Seher yeli gibi gelir nefesin
Aşıka bahardır kışların güzel

Her güzel de eda ile salınmaz
Huri misin melek misin bilinmez
Emsalin dünyada azdır bulunmaz
Firdevsi Ala’da eşlerin güzel

Görünce derdimi arttırdın kat kat
Can alıcı gözün sanki bir cellat
Veysel’i kapından eyleme azat
Bana yastık olsun döşlerin güzel

Aşık Veysel

giye giye eskitmişsin alları – gelir diye çok bekledim yolları

(aman) giye giye eskitmissin alları (alları)
getirdin başıma türlü halları (halları)
gelir deyi çok bekledim yolları (yolları)
yoksa yemin mi ettin gelmemesine de (zalım oy muhanet oy)

seher vakti bülbül öter akseri (akseri of) 
gözümün yaşları deler mermeri (mermeri)
(aman) ne dedim sevdiğim gelsane beri (beri)
yoksa yemin mi ettin gelmemesine de (zalım zalım oy muhanet oy)
yoksa yemin mi ettin gelmemesine de (zalım zalım oy muhanet oy)

neşet ertaş

Giye giye eskitmişsin alları
Başıma getirdin türlü halları
Gelir diye çok bekledim yolları
Yoksa yemin mi ettin gelmemesine

Ulu yol üstüne kurmuşlar pazar
Çok yatma uykuya benzini bozar
Kendi küçük amma kesimi güzel
Hele dur bakalım sonra dinle yar

Hallaç yayı gibi kaşlar eğmeli
Kiprikleri birbirine değmeli
Sevince de böyle güzel sevmeli
Yoksa yemin mi ettin gelmemesine

Ulu yol üstünde giden bulutlar
Oturmuş sürmelim göğsün ilikler
Dikenç Ovasında akan oluklar
Kömür gözlüm senden bir su içeyim

Ahmet Şükrü Esen – Anadolu Türküleri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

İsmail Altunsaray – Sarı Saçlı Nazlı Dilber Sen de Olasın Benim Gibi

Sarı Saçlı Nazlı Dilber
Sen de Olasın Benim Gibi
Saçı Dökük Boynu Bükük
Sen de Olasın Benim Gibi

Bahçanda Güller Bitmesin
Dalında Bülbül Ötmesin
Kapından Doktor Gitmesin
Sen de Olasın Benim Gibi

Benim Gibi Benim Gibi
Sen de Olasın Benim Gibi
Kapından Doktor Gitmesin
Sen de Olasın Benim Gibi

Evlerinin Önü Kuyu
Kuyudan Alırlar Suyu
Çok Küçüksün Daha Büyü
Sen de Olasın Benim Gibi

Gayrı Bana Bakmazmısın
Ataşa Su Dökmezmisin
Hiç Allahtan Korkmazmısın
Sen de Olasın Benim Gibi

Benim Gibi Benim Gibi
Sen de Olasın Benim Gibi
Kapından Doktor Gitmesin
Sen de Olasın Benim Gibi

CB Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanları Toplantısı Konuşması – 13 Eylül 2017

cb-rte-erdogan-yesil-ceket

Çalabım bir şar yaratmış
İki cihan arasında
Bakıcak didar görünür
Ol şarın kenaresinde
Nagihan bir şara vardım
Anı ben yapılır gördüm
Ben dahi bile yapıldım
Taş ve toprak arasında
Şakirtleri taş yonarlar
Yonup üstada sunarlar
Mevlanın adın anarlar
Taşın her paresinde
Ol şardan oklar atılır
Gelür sineme batılır
Aşıklar canı satılır
Ol şarın bazaresinde
Şar dedikleri gönüldür
Ne alimdür ne cahildür
Aşıklar kanı sebildür
Ol şarın kenaresinde
Bu sözümü arif anlar
Cahiller bilmeyüp tanlar
Hacı Bayram kendi banlar
Ol şarın minaresinde

Hacı Bayramı Veli