Ay: Mayıs 2018

hasta düştüm kimse sormaz halimi, o yar bizden gayrı kesti selamı

Hasta düştüm kimse sormaz halimi
O yarden bir haber getirin durna
O yar bizden gayrı kesti selamı
Bari bizden ona götürün durna

Ara ver ara ver dağlar ara ver
Götür bu selamı nazlı yare ver

Kırıldı kanadım kaldım çöllerde
İmdat bekliyorum esen yellerde
Hastayım inlerim gurbet ellerde
Haberimi yare götürün durna
(Derdime bir derman getirin durna)

Ara ver ara ver dağlar ara ver
Götür bu selamı nazlı yare ver

neşet ertaş

Neşet Ertaş

kalbin benim olsun diyorum, çünkü mukadder / mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın

Kalbin benim olsun diyorum, çünkü mukadder…
Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök, ver!
Yoktur öte âlemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın….

Ram ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin…
Yazmış kaderin: Aşkıma ömrünce esirsin!
Aklınla, şuurunla, hayâlinle bilirsin.
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın..

Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
Bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın…

Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki…
Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki,
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın…

Hüseyin Nihal ATSIZ

dgs ile konservatuvar

adaletten hukuka geçiş

adaletten hukuka geçiş kalktı mı

dgs hukuk 3. sınıftan başlatan üniversiteler (tam ve detaylı liste)

Türkiye’nin çarpık eğitim sistemi ve birilerinin birilerini eğitim alanı dahil hatta en başta orda kollaması yüzünden alternatif yollar çok çok kısık, akmasa da damlıyor denecek kadar açık durumda. Türkiye’de uzun zaman boyunca her alanda birileri kendilerinden sonra gelenleri en ufak boşluğa kadar belirlemek istediler. Askerlikte böyle oldu, üniversitelerde böyle oldu, adalette böyle oldu, diyanette böyle oldu. Yani nerde ne varsa bu böyle oldu ve şuan yine böyle. Değişen sadece el. Eskiden başkaları vardı şimdi başkaları var. Hala el değiştirmemiş yerler de yok değil. Tiyatro, konservatuvar gibi alanlarla pek alakası olmadığı için yeni sahibin hala eline geçemedi. Burada eski sahibin borusu ötüyor ve tabii belli kesime hitap ediyor, yani onlardan alıyorlar. Eğitim sistemindeki eğiklikten yamukluktan muzdarip olanların imdadına kısmen de yetişen bir sınav var biliyorsunuz dikey geçiş sınavı. bu sınavla konservatuvarın yetenek sınavıyla aldığı müzik, müzikoloji bölümlerine olmasa da yine yetenek sınavıyla aldığı oyunculuk, tiyatro gibi sahne sanatları bölümlerine bazı çok yaygın olmayan belki adını bile duymadığınız birkaç bölümden mezun olduktan sonra dgs’den yeterli puanı alıp geçiş yapabilirsiniz. tabii bu geçiş ordan mezun olmanızın sadece kapısını aralıyor. ordaki insanların size karşı olacak olan tutumunu tahmin edersiniz. biz yetenek sınavıyla geldik bunlar kıytırık matematik türkçe sorusu çözüp gelmiş diyebilirler. hocalar dersime gel ama geçirmem diye keskin bir tutuma girebilir. yüksek ihtimal böyle olsa da ben yeterli inadı, sebatı ve azmi gösterenin hakkıyla mezun olabileceğini düşünüyorum. gelelim o bölümlere. işte konvervatuvara dgs ile geçiş yapabileceğiniz önlisans bölümleri;

alan kodu önlisans mezuniyet alanı tercih yapılabilecek lisans programları lisans alan kodu
6711 Güzel Sanatlar (Tiyatro) Drama ve Oyunculuk 9163
5367 Turizm Animasyonu Oyunculuk 7119
Tiyatro 7126
Tiyatro (Oyunculuk) 7127

Okumaya devam et “dgs ile konservatuvar”

Aydı Gündü Gelip Geçir Ömürden Telesirik Görek Yaza Ne Galdı

Yığdın Bu Dünyanın Malın Dövletin
Ellini Aşırdın Yüze Ne Galdı
Ayak Getti El Getirdi Diş Yedi
Bahmahtan Savayi Göze Ne Galdı (Ne Galdı Ne Galdı)

Ölüm Haktır Çıkmak Olmaz Emirden
İpek Tara Halga Salma Demirden
Aydı Gündü Gelip Geçir Ömürden
Telesirik Görek Yaza Ne Galdı (Ne Galdı Ne Galdı)

Havaya Bakıram Hava Ne Cuşdu
Gezdiğim Oylağlar Yâdıma Düştü
Bir Güneşti Dersin Ali De Köçtü
Sındı Telli Saza Tezane Galdı (Ne Galdı Ne Galdı)

DSC_0034

Zeynep Hanlarova

Kozmetikçi Flormar işçi kıyımına karşı yapılan eyleme yasa dışı diyerek göz boyuyor

 

ipin ucu flormarın elinde

“Atılan işçiler geri alınsın.”

“Zafer direnen işçinin olacak.”

“Yaşasın sınıf dayanışması.”

Son iki haftadır, kadın makyaj ve bakım ürünleri markası Flormar’ın Gebze’deki fabrikasının önünden bu sesler yükseliyor.

Onlarca kadın, sendikalı oldukları ya da fabrikadaki sendika örgütlenmesinin başını çeken ve işten çıkarılan arkadaşlarına alkışla destek verdikleri için işten çıkarıldıklarını veya istifaya zorlandıklarını söylüyor.

Zuhal Aktaş da bu kadınlardan biri.

3,5 senedir Flormar markası için çalışıyor. 17 Mayıs’ta işten çıkarılmış.

Şirketteki adaletsizliklerin sendikalı olmaya zorladığını söylüyor:

“Evde benim iki tane yetim çocuğum var. Onların geleceklerini sağlamak zorundayım. Hem anneyim, hem babayım. Şu anda bu direnişim evlatlarım için.”

Flormar işçileri sendika üyesi olarak anayasal haklarını kullandıklarını söylüyor, işe girdikleri tarihten beri maaşlarının artmamasından yakınıyor.

Çoğu, sendika hakları tanınırsa ve maaşlarına zam yapılırsa işlerine geri dönmek istiyor.

Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz de eylemcilere destek vermek için fabrikanın önünde.

Ocak ayında fabrikada sendikalaşma sürecinin başlamasından itibaren şirkette sorunların baş gösterdiğini, Çalışma Bakanlığı’ndan işyerinde yetkili sendika olduklarına dair onay almalarının ardından da işten çıkarmaların başladığını anlatıyor:

“5 ay önce başlayan bir örgütlenme çalışması neticesi, bir aylık bir çalışmanın ardından, biz burada yeterli yasal çoğunluğu sağladık. Yasal çoğunluğu sağladıktan sonra da işverenin ilk tepkisi, sendikalı olan ve sendikalı olduklarını duyduğu, gördüğü, inandığı arkadaşları işten çıkarmak oldu. Bu Mart’ın sonunda başladı, Nisan’da da devam etmiştir.”

Bu süreçte 15 kişinin işten çıkarıldığını ekliyor.

Akyüz, ardından tazminatları yatırılmayan bu kişilerin fabrikanın önünde geçen hafta eyleme başladığını, çalışanlar arasından eylem yapan arkadaşlarına alkışla destek veren ya da selam verenlerin de işten çıkarılmaya başlandığını, neticede 15 Mayıs’tan itibaren fabrika önünde düzenli eylemlerin yapıldığını belirtiyor:

“(Flormar) Ramazan’ın birinci gününde sadece arkadaşlarına alkışla destek veren, selam veren 70’e yakın arkadaşı işten çıkarmıştır. Ramazan’ın 1’i itibariyle hemen hemen her gün fabrikadan işçi çıkarmıştır.”

Sendikanın verdiği bilgiye göre, sendikalaşma süreci başladığından beri işten çıkarılan ya da istifaya zorlanan kişilerin sayısı yaklaşık 120.

Flormar: Yasa dışı eylemlerde bulunuyorlar
Flormar’ı bünyesinde bulunduran Kosan Kozmetik, BBC Türkçe’nin röportaj talebini reddetti.

Ancak BBC Türkçe’ye yaptığı yazılı açıklamada, sendika ile hukuki süreç devam ederken bazı çalışanlarının “hiçbir yasal dayanak olmaksızın ve çalışma kanununa aykırı biçimde iş durdurma, işyerini işgal etme, üretimi durdurma, iş başında olan çalışanları yasa dışı eyleme teşvik etme ve hatta şiddet kullanma gibi girişimlerde bulunduklarını” söyledi.

Şirketin kamuoyunu bilgilendirme metninde de “Eylemler sırasında kendi çalışma arkadaşlarına saldıran ve onları darp eden” kişiler olduğu, bu olayların “yazılı ve görsel olarak kayıt altına alındığı” belirtiliyor.

Ancak şirket, BBC Türkçe’nin bu kayıtları görme talebini yanıtsız bıraktı.

BBC Türkçe’nin gördüğü, bir işten çıkarma ihtarnamesinde ise “mola saatlerinde ve muhtelif zamanlarda yasa dışı eylem yapan kişilere destek vermeniz, çalışma ortamında huzuru bozmanız, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir” ifadesi yer alıyor.

BBC Türkçe’nin fabrika önündeki eylemi izlediği Çarşamba günü de üç kişi, mola saatlerinde arkadaşlarına alkışla destek verdikleri için yönetim tarafından bir odaya alındıklarını ve kendilerine üretim departmanına geçmedikleri takdirde istifa etmeleri gerektiğinin söylendiğini belirtti.

5 aydır şirkette çalışan Merve Atmaca da bu kişilerden biri.

Sabah saatlerindeki mola sırasında arkadaşlarına destek için alkış tuttuklarını, aynı gün istifaya zorlandıklarını anlatıyor:

“Çağırdılar, çıkış vereceklerini söylediler. Sonra onlara (eylemdeki işçilere) mesai saatleri içinde destek vermemizin suç olduğunu söylediler. ‘Ya üretimde çalışın’ dediler. Başka bir alanda… ‘Ya da istifanızı verin’ dediler. Ben de içeride çalışabileceğim bir bölüm olmadığı için istifa etmeyi tercih ettim. İstifamı verdim, çıktım.”

5 yıldır çalışan Sebahat Zengin benzer bir hikaye anlatıyor:

“Üretim müdürümüz bizimle tek tek konuştu. Bizi çalıştığımız departmanın dışında bir bölüme vermek istedi. Ben ofis elemanıyım, ofiste çalışıyorum. Beni üretimde çalıştırmak istedi. ‘Ya üretimde çalışırsın, ya istifanı verir çıkar gidersin’ diyerek bana bir şekilde baskı yaptı. Beni istifa yazmaya mecbur bıraktı diyebilirim.”

Şirketten yapılan açıklamada ise “Maalesef yasal dayanağı olmayan bu eylemler kamuoyuna çarpıtılarak ve haksız biçimde işten çıkarılma olarak yansıtılmaktadır. Hatta bazı çalışanlarımızın kendi rızaları ile ve yazılı biçimde gerçekleştirdikleri istifalar dahi işten çıkarılma olarak gösterilmeye başlanmıştır” deniyor.

Flormar’ın sloganı: ‘Biz kızlar istersek her şeyi yaparız’
Flormar’da işten çıkarılmalar ya da istifalar sürerken, işçilere destek de büyüyor.

Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları da zaman zaman destek amaçlı eylemi ziyaret ediyor.

Hep birlikte halaylar çekiliyor, şarkılar ve türküler söyleniyor.

Flormar işçileri özellikle kadınlardan sosyal medya üzerinden destek görüyor.

Markanın “Biz kızlar istersek her şeyi, ama her şeyi yaparız” sloganı hatırlatılıyor.

Flormar çalışanları da mücadele etmeye kararlı.

11 yıl sonra işten çıkarılan Fatma Atılgan, “Biz haklarımızı istiyoruz. Sonuna kadar da çabalayacağız” diyor.

Haber: BBC Berza Şimşek

bbc.com/turkce/haberler-turkiye-44248357

Erdoğan 24 Nisan 2018 tarihli grup toplantısında iş dünyasına “Bu ülkenin OHAL ile idare edildiği dönemler şimdi bizim OHAL kararlarını uyguladığımız gibi cereyan etmiş dönemler değildi. Fabrikalar sürekli greve giderler çalışamaz hale gelirlerdi. Tüm sanayi kesimine seslenmek istiyorum. Acaba şu anda bu 7. OHAL dahil bir tane fabrikada böyle bir grev söz konusu mu? Böyle bir şey olduğu anda zaten en büyük bizim tutanağımız ne? OHAL. anında müdahalemizi yapıyoruz. OHAL çok ciddi bir çözüm kaynağımız oluyor ve şu süreç içerisinde Türkiye’de sanayi durmamıştır. Yoğun bir şekilde çalışmalara devam etmiştir. Hiçbir zaman da bunları durdurmaları mümkün değildir.” diye konuştu.

(ﺗﻤﻮّﺝ) temevvüç ne demek?

(ﺗﻤﻮّﺝi. (Arapça: mevc “dalga”dan temevvucDalgalanma, çalkalanma: 

Gelmiş yüzünde nûr-ı meserret temevvüce(Muallim Nâci)

Kalbim pencerelerde sancakların temevvücüne benzer bir hareket-i şevk ve sürur ile titrer(Cenap Şahâbeddin). 

Gördükçe temevvüc-i gubârı / Gönlüm gelecek sanır o yârı (Abdülhak Hâmit). 


 Temevvüç etmek (eylemek)Dalgalanmak: 

Temevvüç etmede yer yer zılâl-i tenhâyî (Tevfik Fikret). 
 Temevvücat (ﺗﻤﻮّﺟﺎﺕi. (Arapça çoğul eki -āt ile) Dalgalanmalar: 

Temevvücât-ı nihânî içinde mahv ü hebâ (Cenap Şahâbeddin).

Türk Milleti modern dünyada sıfıra müncer olsun diye Türk Musikisi ortadan kaldırıldı

İnsanların bir şeyi güzel bulmaları konusundaki imkanlarını tahrip ederseniz artık o insanları her şekle sokabilirsiniz. Önce insanların estetik yargılarını yıkacaksanız, eğer köleleştirmek istiyorsanız. Hala onun estetik yargıları kendine mahsussa ve hayatında cevap veren, hayatının iyileşmesinde cevap teşkil eden bir yer tutuyorsa o insana özgürlüğünden ya da hürriyetinden vazgeçmesine yol açacak şeyleri kabul ettiremezsiniz. Her şeyden önce bir estetik anıt sahibi olmalıdır insan ki, insanlığını sağlam kılabilsin. Onun için Türk Milletini modern yapılanma içinde sıfıra müncer olan yere postalamak için önce Türk Musikisi ortadan kaldırıldı. Şu anda Türk Musikisi diye bir şey yok!

İsmet Özel