Ay: Eylül 2018

Kırıkkale adı nerden geliyor?

Kırıkkale’nin adının, şehrin 3 km. Kuzeyindeki Kırıkköyü ile kendin merkezindeki Kaletepe’nin kısaltılarak birleştirilmesinden ortaya çıktığı söylenir. Bu ismin halk tarafından yakıştırıldığı kanaatı yaygın olmakla beraber bölgenin ismi Osmanlı arşiv belgelerinde, şimdiki haliyle Kırıkkal’a biçiminde geçmektedir.

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

Bir Zamanlar

(…)

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!
Kapkaranlıkken bütün âfâkı insaniyetin,
Nûr olup fışkırmışız tâ sînesinden zulmetin;
Yarmışız edvâr-ı fetretten kalan yeldâları;
Fikr-i ferdâ doğmadan yağdırmışız ferdâları!
Öyle ferdâlar ki: Kaldırmış serâpâ âlemi;
Dîdeler bir câvidânî fecrin olmuş mahremi.
Yirmi beş yıl, yirmi beş bin yıl kadar feyyâz imiş!
Bak ne ânî bir tekâmül! Bak ki: Hâlâ mündehiş

(…)

Nehy-i ma’rûf emri münkerdir gezen meydanda bak!
En metîn ahlâkımız, yâhud, görüp aldırmamak!
Yıktı bin mel’un kalem nâmûsu, bizler uymadık;
“Susmak evlâdır” deyip sustuk… Sanırsın duymadık!
Kustu bin murdar ağız Şer’in bütün ahkâmına;
Âh, bir ses bâri yükselseydi nefret nâmına!

(…)

Göster,Allâh’ım, bu millet kurtulur, tek mu’cize:
Bir “utanmak hissi” ver gâib hazînenden bize!

Bana sor sevgili kâri’, sana ben söyleyeyim,
Ne hüviyette şu karşında duran eş’ârım:
Bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkârım.
Şiir için “gözyaşı” derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zîrâ onu yazdım, iki söz yazdımsa.


Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:

Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

İnsanlığın bütün ufukları kapkaranlıkken,

Işık olup fışkırmışız ta karanlığın koynundan;

Yarmışız anarşi dönemlerinden kalma en uzun geceleri;

Yarın fikri doğmadan yağdırmışız yarınları!

Öyle yarınlar ki: Alemi baştan başa kaldırmış;

Gözler daimî sabah aydınlığı nedir yakından tanımış.

Yirmi beş yıl (2), yirmi beş bin yıl kadar bereketli imiş!

Bak ne ânî bir gelişme!

Bak ki tarihler Onun olağanüstü hatırasından hâlâ şaşkınlığa düşmekteler;

O müthiş ilerlemenin benzerini görmemiş, hem görmez insanlık.

Bir taraftan dinimiz, ahlâkımız, irfanımız;

Bir taraftan kılıçla desteklenen adaletimiz, cömertliğimiz;

Yükselip akın akın gelen kavimleri kucaklamış;

Hepsi birliğin coşup giden âhengine dalmış.

İyiliğe yöneltmek imiş müslüman kardeşlerin görevi;

Engellermiş, bir kötülük görse, kardeş kardeşi.

Kimse haksızlığa göz yummayı düşünmezmiş;

Bir kişiye gelen herkesi fertleri sarsarmış.

Şimdi bir bak biz neyiz; bir de düşün ki ne imişiz?

Din de kürkün aynı olmuş: Ters çevirmiş giymişiz. (*)

Bak şimdi ortada görünen, iyiliğe engel olmak, kötülüğe yöneltmek

Yahut da en sağlam ahlâkımız: Görüp de görmezlikten gelmek!

Bin mel’un kalem namusu yıktı, bizler uzak durduk;

“Susmak en iyisidir” deyip sustuk… Sanırsın duymadık!

Kustu yüzlerce pis ağız şeriatın bütün hükümlerine;

Ah, bir ses bari yükselseydi nefret namına!

Altı yüz bin can gider, milyonla iman eksilir;

Kimseler görmez! Gören sersem de Allah’tan bilir!

Sonra, şayet kendinin incinse, hattâ, bir tüyü:

Yer yıkılmış zanneder seyreyleyen gümbürtüyü!

Kırpın aylıktan biraz, yahut geciksin vermeyin;

Ekmek çiğ kalsın, “pilav bitmiş” deyin, göstermeyin,

Fes, külah, kalpak, sarık vermiş bakarsın el ele;

Midelerden fışkırır ta göğe aç bir yaygara!

Ortalık alt üst olurken ses çıkarmazdım, hani,

Öyle bir toplantıda seyret gel de artık sen beni!

Bu millet kurtulur, Allah’ım, göster bir tek mucize:

Göster de bir “utanma duygusu” ver gizli hazinenden bize!

Mehmet Akif ERSOY

Türkiye’nin insan kaynakları, yetenek envanteri çıkarılıyor

Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile birlikte memur rejimi süratli, etkili icraat dönemine uyumlu hale gelirken, kamu personeline “ödül” ve “performans” sistemi başlatılacak. Dört ayaklı değişim paketi kapsamında, memurlar için özel sektörde olduğu gibi yetenek ölçümü yapılarak verimli olanlar teşvik edilecek. Personel sistemi işe başlama tarihinden emeklilik sonrasına kadarki süreci içine alan insan kaynakları yönetimi esas alınarak kurulacak. Norm kadro çalışması yapılacak ve derece-kademeye göre belirlenen ücret sistemindeki aksaklıklar giderilecek. Üreten, çok çalışan memur daha fazla maaş alacak.


İlk kez Türkiye’nin insan kaynakları, yetenek envanteri çıkarılıyor. Kamuda yaklaşık 3 milyon 200 bin personel çalışıyor. İlk adımda kamu genelinde bir norm kadro çalışması yapılacak. Bunun ardından yetenek ölçümü ve performans değerlendirmeleri başlayacak. Değerlendirmeler ışığında yeniden işe yerleştirmeler söz konusu olacak. Etkin performans sistemi oluşturularak hizmet ve personel ücret ilişkisi sağlıklı hale getirilecek. Personelden beklenen tutum, davranış, bilgi ve beceri düzeyine göre ölçümler yapılacak. Performans başarı puanı, hedef, görev, yetkinlik ve vatandaş memnuniyeti yüzdelik ağırlıklarına göre belirlenecek. Yeni sistemde verimli çalışan memurlar teşvik edilerek, ödül verilecek. Personel sistemi işe başlama tarihinden emeklilik sonrasına kadarki süreci kapsayacak bir insan kaynakları yönetimi esas alınarak kurulacak. Kamuda katsayı-gösterge, derece- kademe konularında yaşanan tüm sorunlar çözülecek.

helal, haram demez bulduğun yersen Müminlik sözünden feragat eyle.

ZİYARET EYLE
Allah’ın emrine mutîyim dersen
Resul’ün sözüne itaat eyle
Helal, haram demez bulduğun yersen
Müminlik sözünden feragat eyle.

Zahm-ı aşka gelip merhem sarmaya
Ferhat olup bir gün bağrın yarmaya
Kudretin yok ise Beyt’e varmaya
Gönül Beytullah’tır ziyaret eyle.

Kalbini geniş tut sıkma Seyrânî
Rıza-yı Bârî’den çıkma Seyrânî
Gönül Beytullah’tır yıkma Seyrânî
Elinden gelirse imaret eyle.

Söz: Âşık Seyrânî
Beste: Uğur Işılak

Siirt Üniversitesinde liyakâtin adı: Muhittin Selami Erman

Siirt Üniversitesi (SİÜ) Rektörü Prof. Dr. Murat Erman’ın kardeşi Muhittin Selami Erman, kendisine özel açılan kadroyla önce öğretim görevlisi oldu, sonra da müdür yardımcısı görevine getirildi.
Edinilen bilgilere göre, SİÜ web sitesinde, 20 Aralık 2017’de Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan Mülkiye Koruma ve Güvenlik Bölümü Özel Güvenlik ve Koruma Programı’na öğretim görevlisi alımı ilanına çıktı. Açılan iki ilandan birine başvuran 17 kişiden 10’u sınava girerken, diğer kadroya ise ilana özel şartlar eklenerek sadece rektörün kardeşi Muhittin Selami Erman’ın müracaat etmesi sağlandı. Hem de tek kişilik özel kontenjan türü eşit ağırlık olmasına rağmen Sözel ALES puanı türü dikkate alındı. Okumaya devam et “Siirt Üniversitesinde liyakâtin adı: Muhittin Selami Erman”

güzelin, çirkinin gönlün kırmadım İsmi yâr dilinde doludur diye

ULUDUR DİYE
Erenler, üstadlar ettiler himmet
Bize, Yaradan’ın kuludur diye
Bundandır onlara eyleriz minnet
Bu yolda bizlerden uludur diye

Ferhat gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leyla deyip yelmedim
Ben testime su doldurup gelmedim
Erenler çeşmesi doludur diye

Seyrânî seyrimden geri durmadım
İnişe, yokuşa atım yormadım
Güzelin, çirkinin gönlün kırmadım
İsmi yâr dilinde doludur diye

Söz: Âşık Seyrânî
Beste: Uğur Işılak

memurlara esnek çalışma imkanı geliyor

Yeni Ekonomi Programı’nda gündeme gelen esnek çalışma modelinin detayları belirleniyor. Hizmetin özelliğine göre kamu personelleri çalışma saatlerini kendi ayarlayacak. Kamu çalışanları isterse bir günlerini boşaltabilecek.
Yeni Ekonomi Programı’yla birlikte klasik memur çalışma rejimi 8-5 de değişiyor. Memurlar haftalık 40 saatlik mesai süresini nasıl tamamlayacağına kendisi karar verebilecek. İşin en yoğun olduğu 10.00-12.00 ile 13.00-15.00 saatleri arasında tüm memurlar mesaide olacak. Geri kalan saatleri ise belirleyebilecek. Kamu çalışanları isterse bir günlerini boşaltabilecek.

HİZMETİN ÖZELLİĞİNE GÖRE…

Sabah’ın haberine göre; böylece, OECD ülkeleri, ABD ve Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde kamu kurumlarında uygulanan esnek çalışma modeli Türkiye’de de uygulanacak. Kamu kurumları ile çalışanların ihtiyaç ve tercihleri uyumlaştırılacak. Yaklaşık 2.5 milyon memuru ilgilendiren, hizmetin özelliğine göre uygulanacak esnek çalışma modelleri geliştirilecek. Böylece çalışanların iş yaşam dengesini kurarak aile ve sosyal yaşamlarına, kurs ve eğitim programlarına daha fazla vakit ayırmaları sağlanacak. Okumaya devam et “memurlara esnek çalışma imkanı geliyor”

Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz

Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine
Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi
Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz

Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
Bî-aded mağrûrun sadr-ı i’tibârın görmüşüz

Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz

Hüseyni Şarkı – Bağ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz

Bestekârı: Bekir Sıdkı Sezgin

Güftekârı: Nabi

Usûlü: Müsemmen Okumaya devam et “Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde”