Yazar: blogger

23 Nisan 2022 Genel Seçimleri

20 Temmuz 2022 tarihinde Karar Gazetesi ekonomi yazarı İbrahim Kahveci yazısında hâlen tam tarihi belli olmayan 2022 Genel Seçimleri için en makul tarih 23 Nisan 2023 gibi duruyor diye yazmış. Herkesin kafasında bir tarih vardı. Son iki sene seçim tarihi tutturmaya çalışmakla geçti çoğu kişi ve özellikle siyasetçiler için. Erken seçim, baskın seçim sürekli dillendirildi muhalefet partileri tarafından ama Cumhur İttifakı sürekli seçimlerin zamanında yapılacağını söyledi. Bu konuda muhalefetin “Bahçeli” beklentisi oldu. Neydi bu beklenti? Daha önceki yaptığı seçim çıkışlarıydı Ülkücü Lider’in. Haziran 2015 seçimlerinden sonra Ahmet Davutoğlu’nun hükümet kuramaması, ittifak yapamamasının en önemli ayağı bu çıkışlardan biriydi. Yine bu seçimde de Bahçeli haydi seçime der ve seçime gideriz gibi bir beklentisi vardı muhalefet liderlerinin ama henüz gerçekleşmedi. Okumaya devam et “23 Nisan 2022 Genel Seçimleri”

iki yıllık adaletten hukuk fakültesine dikey geçiş

DGS ile ilgili adaletten hukuka geçiş açıklamalar yapacağım. çünkü DGS ile Ben de hukuka geçiş yaptım adaletten. O yüzden benim birazcık daha Vakıf olduğum konular. Öncelikle başlangıç aşamasından başlayacak olursak yani sorulan soruların içerisinde ortalamanın ne
kadar önemli olduğuna ilişkin sorular var ortalama sevgili
Gerçekten çok önemli çünkü DGS de biliyorsunuz yani üste geçmek için yani en iyi puanı alabilme o koku için Çünkü sayısalcılar ve sözelcilere urganla dişi Tanrıların yani hukukçuların maalesef kim neredeyse
bütün etleri yapması gerekiyor Yani sayısalcılar sadece sayısal yapıp birkaç sözel de aynı şekilde tersine ile amaçlarının ulaşırken maalesef işte
araçların durumu böyle değil o yüzden hukuk isteyen arkadaşların Gerçekten bu yolda ciddi bir emek sarf etmeleri gerekiyor Bunun içinde en baştan kendimizi sağlam tutarsak Adalet okurken ya ortalamamız yüksek tutarsan bu bizim için çok büyük bir avantaj olacaktır Bununla birlikte de Adaleti hangi okulda okuduğumuz fark eder mi diye soruyor

adaletten hukuka geçiş kalktı mı
adaletten hukuka geçiş kalktı mı

Okumaya devam et “iki yıllık adaletten hukuk fakültesine dikey geçiş”

adaletten hukuka dikey geçiş

dgs ile diyetisyenliğe geçiş yapılabilen bölümleradalet iki yıllık bir bölüm DGS Sınavına giriyorsunuz bölümü bitirdikten sonra artık yıllık hukuka geçiş yapıyorsunuz. DGS dikey geçiş sınavı Hukukçular tarafından bu hoş karşılanmıyor çok fazla şey dolar Biz o kadar Hukuk Fakültesi okuduk ondan saçma sapan adaletten gelip hukuk Avukat oluyorlar şimdi insanların emeklerini yemek bu kadar kolay Okumaya devam et “adaletten hukuka dikey geçiş”

dgs adaletten hukuka geçiş

adaletin kalkmasından yeni açılan hukuk fakültelerinden bununla beraber kontenjanlardan vesaire bahsedeceğiz isterseniz yavaş yavaş konumuza girelim bundan sonra adalet açıköğretimden okunmayacak.bundan sonra örgüden okumak zorunda kalacak.adaletten hukuka geçişe baktığımız zaman sayısı sınırlı yani kontenjan olarak 700 kişilik kontenjanımız var şu an itibariyle. Maalesef şu an bu şekilde bunun devamında şöyle bir durum söz konusu adaletin örgüden kapanmasını tezat olarak da hukuk fakülteleri 10 adet arttı.

dgs adaletten hukuka geçiş Okumaya devam et “dgs adaletten hukuka geçiş”

nasıl yazılımcı olunur? (2022 yılında)

yazılımcı nasıl olunur? yazılımcı olmak için diploma şart mühendislik diploması şart mı? Aslında bu sorunun cevabı evet. Ben yazılımla ilgilenen bireyleri üç gruba ediyorum birincisi yazılım mesleği haline getirip bir firmada maaşlı bir şekilde çalışanlar ikincisi daha çok kendi işlerini yaparak ya da freelancer çalışarak para kazananlar üçüncüsü ise tamamen hobi amaçlı veya kendi işlerini kolaylaştırmak amacıyla yazılım yapanlar. Iyi bir okuldan üniversiteden mezun olmak sizin için referans oluşturacaktır. aynı şekilde freelancer çalışıyorsanız yine Okuduğunuz okul ve bitirdiğiniz bölüm sizin için referans olabilir. ama dediğim gibi Çoğunlukla bir grubun diploma ihtiyacı var bizde bu videomuzda bir gruba sesleneceğim bu arkadaşlara Okumaya devam et “nasıl yazılımcı olunur? (2022 yılında)”

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Miras Hukuku Final Sınavı ve Cevapları

OLAY:
Kalbinden rahatsız olduğunu öğrenen M 2.1.2013 tarihinde sahibi olduğu şirketin genel müdürü ile notere giderek miras sözleşmesi düzenler. Buna göre M, şirketinde genel müdür olan G’ye hizmetlerinin karşılığı olarak şirketin 1/16 hissesinin verilmesini, oğlu O’nun Amerika’da ekonomi okuduğu için yetkin olduğundan ölümünden sonra malvarlığını idare etmesini, 500.000 TL değerindeki bağ evinin dayısı D’ye kalmasını, kızı K2’den olan torunu T’ye üniversite eğitimi alması halinde eğitim masrafları için terekeden 300.000 TL verilmesini arzu etmektedir. M, daha önce hazırladığı vasiyetnameyi yakarak okunamaz hale getiren diğer kızı K1’in mirasından mahrum olması arzusunu da yine aynı ölüme bağlı tasarrufta ifade etmiştir.


Babasının hastalığını öğrenen K1 derhal kendisini ziyaret eder. M bu duruma çok sevinir ve aynı günün akşamında bir mektup kaleme alır. Mektubun içeriği şu şekildedir: “Sevgili kızım K1, bugün yıllar sonra beni ilk defa 75. doğumgünümde ziyaret ettiğin için çok mutluyum. Aramızdaki sorunların ortaya çıkmasında benim de kusurlu olduğumu anladım. Sana en büyük çocuğum olman sebebiyle daima kardeşlerinden daha sert davrandım. Bu hatalarımın telafisi olarak çocukluğunun geçtiği ve senin için ayrı bir önemi olan bağ evinin ölümümden sonra sana kalmasını uygun gördüm. Sevgilerimle, Baban. İmza”.

M, 6 Kasım 2013 tarihinde vefat eder. M’nin ölümünde eşi E, oğlu O, kızları K1, K2, ve K3, K2’nin kızı T, annesi A, G ve D hayattadırlar. K3, M’nin ticari faaliyetlerini desteklemediğini ileri sürerek mirastan pay almamak için gerekli hukuki işlemleri yapmıştır. M, E’ye doğum günü olan 11.12.2012 tarihinde Levent’te birlikte ikamet ettikleri 1.000.000 TL değerindeki villayı ve şirketinin 1/8 hissesini bağışlamıştır. Şirketin değeri M’nin ölüm tarihinde 8.000.000 TL’dir. Kızı K3’e ise ölmeden altı ay evvel düğün hediyesi olarak 300.000 TL değerinde daire hediye etmiştir. M, 1.2.2011 tarihinde kendisine ait olan ve fakat annesi A’nın oturduğu Tarabya’da bulunan 600.000 TL değerindeki dairenin mülkiyetinin ölümünden sonra A’ya geçmesini sağlamak üzere bağış sözleşmesi yapmıştır. M’nin ayrıca bankada 300.000 TL parası ve yine bankaya 2.680.000 TL değerinde borcu bulunmaktadır. Cenaze masrafları için 20.000 TL harcanmıştır.
Paraya ihtiyacı olduğu için mirasın bir an önce paylaşılması arzusunda olan K1, bütün mirasçıları bir araya getirerek bu hususun görüşülmesini sağlar. Ancak bazı mirasçılar terekenin değer kaybedeceği endişesiyle itiraz ederler. Bu hususta anlaşma sağlayamayan K1, avukatına danışmaya karar verir.

26-5-2014-tarihli-miras-hukuku-final-sinavi-1 pdf dosyası indirmek için tıklayın

İngiliz tarihçi Lord Acton: Modern Dünya, Türklerin gölgesi altında gelişmiştir

İsmet Özel: Avrupalılar Türklerin gölgesinde modernleşti.

İsmet Özel’in ELLE TUTULUR OSMANLI NEREDE VE NE ZAMAN? serlevhalı yazısı.

Türk kavramının ayırıcı vasfı nedir? Bu suale verilecek cevap insanlık tarihinin anlamına hangi yorumu yüklediğimizi açığa çıkaracaktır. Cevaba ulaşmak zor değilmiş gibi görünüyor. Eğer Atatürkçülüğü bayrak edindiyseniz cevabı zor bulmanız ve hatta imkânsız saymanız bile mümkündür. İnsanlar olarak dünyada niçin bulunduğumuzu izah edebiliyorsak Türk olarak izahatın neresinde durduğumuzu da ifade edebiliriz. Edebilir miyiz? Ya gayrimüslim yetkelerin tekellerinde tuttuğu izahatın hiçbir alanında kendimize bir yer bulamazsak? Modern tarih içinde yani müstemlekeci bakış tarzı içinde şeklini bulmuş tarih içinde bir kaçınılmaz vakıa olarak kabul ettiğimiz asrileşme Türklere sarih bir yer tahsis etmemiş. Eğer ettiyse bu yer tarihçilerin hoşuna giden bir yer değil. Modernleşmenin Türk’ün gölgesinde gerçekleştiğini yarım yamalak beyan eden İngiliz tarihçi Lord Acton’dır. Bu tarzdan itirafa –Acaba buna itiraf demek ne kadar doğru olur?- başka birinde rastlamadım.

ismet özel

Avrupalılar Türklerin gölgesinde modernleşti. Önce Karl Marx ve onu takiben Marxistler modernleşmenin karanlık yüzlerinden sadece birini gördü; ama modernleşmenin aydınlık yüzü bilhassa sanayiin vaatleriyle öyle parlıyordu ki, modernliğe intibak eden her fert karanlığın izale edilebileceği inancıyla hareketlerine devam etti. Her ne kadar karanlık izale edilemediyse de Türklerin tarih sahnesinde en gerekli rolü oynadıkları vakıası zihinlerden silindi. Ne idi Türklerin tarih sahnesindeki en gerekli rolü? Bu sualin cevabını da İslâm tarihinin kendisi veriyor. Bizans Osmanlı idaresi altındaki Türklerin kollarında canını verdi. Bu hükmü de şüpheyle karşılamak gerekiyor. Gentile Bellini’nin yaptığı portrede altı Bizans imparatorluğunu temsil eden taçlar vardır. Buradan “Doğu Roma” tahtında bir sarıklı oturmaktadır yorumu kendini doğrulatabilir. Okumaya devam et “İngiliz tarihçi Lord Acton: Modern Dünya, Türklerin gölgesi altında gelişmiştir”

İsmet Özel: II. Osman saltanatından itibaren her sahada çektiğimiz acılar yanımıza kâr kaldı.

ismet özel köşe yazısıOswald Spengler’in Der Untergang des Abendlandes (Batı İllerinin Harâbîliği) kitabına, bu kitabın (Batının Çöküşü- Materyalist hümanistlerden, ütopyalardan, “daha iyi bir dünya” taraftarlarından nefret ederdi. Ona göre barış, tek taraflı bir çözüm şeklidir. İnsanın makina karşısındaki tavrını eleştirir. Mühendisler birer “makina papazı” olmamalıdır. Makina dünyaya hakim olduğu sürece her Avrupalı ona hayranlık duyacaktır. Buna karşılık Hintli, Çinli veya doğulu herhangi bir insan ondan içten içe nefret etmektedir. Fakat sanayiye ve zengin olmaya kim karşı çıkabilir?) doğru ve yerinde hükümler ihtiva ettiğine her iki dünya savaşının da mağlubu olarak halen muamele gören Almanya’ya rağmen inanırım. Tıpkı aynı yazarın Hitler’i bir kahramana değil ancak operanın bir soytarısına benzetilebileceğini telmih eden hükmüne yürekten inandığım gibi. Okumaya devam et “İsmet Özel: II. Osman saltanatından itibaren her sahada çektiğimiz acılar yanımıza kâr kaldı.”