Başbakan Erdoğan: adın Hürriyet, attığın bu başlık ne?

Başbakan Erdoğan, dün gece TGRT Haber’e konuk oldu.

Referandum süreci hakkında önemli açıklamalar yapan Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun tekrar gündeme taşıdığı “başörtüsü yasağı” hakkında CHP’nin geçmişteki tutumunu ve Hürriyet Gazetesi’nin attığı manşeti hatırlattı.

İşte Erdoğan’ın Hürriyet Gazetesi’ne ve Kılıçdaroğlu’na “başörtüsü” mesajları..

”ADIN HÜRRİYET, ATTIĞIN BU BAŞLIK NE”

Başörtüsü özgürlüğü konusunda MHP ile işbirliği yapıp el ele verdiklerini anlatan Erdoğan, bu işbirliğiyle hazırladıkları düzenlemenin 411 oyla geçtiğini anımsattı. Erdoğan, şunları kaydetti:

”Hatırlayın ertesi gün Türkiye’nin en çok satan gazetesi tuttu bir başlık attı. ‘411 El Kaosa Kalktı” dedi. Başlık bu. Şimdi tabii adama sorarlar. Hani sen özgürlükçüydün. Hani sen hak ve hürriyetlerden yanaydın. Adın Hürriyet, attığın bu başlık ne? Tamamen ters. Hemen bunu Anayasa Mahkemesine hangi parti götürdü? CHP, DSP ve bazı bağımsızlar. Anayasa Mahkemesi de onların istediği istikamette bir karar verdi.

Şimdi ben soruyorum. Bu attığımız adım, 411 el, AK Parti ve MHP olarak bizim attığımız bu adımı o zaman Anayasa Mahkemesine götüren parti, şu anda onun genel başkanı ne diyor, ‘başörtüsü meselesini ben çözerim’ diyor. Ben bunu meydanlarda soruyorum, ‘inanıyor musunuz’ diyorum. Tabii kimse inanmıyor.”

İŞTE BAŞBAKAN’IN KASDETTİĞİ MANŞET

Tarih… 10 Şubat 2008…
AK Parti, başörtüsüne üniversite yolunu açan anayasa değişikliğini mecliste oylamaya sundu… Sonuç 411 kabul, 103 ret oyu çıktı…

11 ŞUBAT 2008.. HÜRRİYET GAZETESİ’NİN MANŞETİ

Anayasa ve Apo

Küçük bir akvaryuma konmuş iri bir balık gibi Türkiye.

Sürekli olarak akvaryumunun kenarlarına çarpıyor.

Yaralanıp bereleniyor.

Büyük, hareketli, renkli, güçlü, taleplerinin ve dertlerinin farkında, bunları dile getiren, çözüm arayan, tartışan, gelişen bir toplum yaşıyor burada.

Bu toplum, gelip gelip “devletin” duvarlarına tosluyor.

Özgürleşmeyi, büyümeyi, çeşitlenmeyi yasaklamış bir devlet bu.

İki önemli ayağı var bu “eskimiş” devletin. Biri ordu, biri yüksek yargı.

Ordunun aslında gerçek bir ordu olmadığı, askerlik dışında işlerle uğraştığı, aklını “kendi iktidarına” taktığı, bu iktidar için her şeyi yapabileceği, darbeler, lahikalar, andıçlar hazırlayabileceği ortaya çıktı.

Kendisini yenilemekte direnmesi, gerçekleri kavrayamaması, gücünü abartması, sonunda toplumun orduyu geriletmesine ve siyaset sahnesinin dışına atmasına neden oldu.

Gelişimin önünde tek bir güç kaldı, yüksek yargı. Bu yeni anayasa değişikliği, yüksek yargının, toplumun büyümesini engelleyen duvarlarını yıkacak.

Bu yargının “hukuk dışı” gücü de geriletildiğinde Türkiye’nin önü açılacak.

Okumaya devam edin

12 eylül referandumu

Başbakan Erdoğan: “Benim milletim sizin (CHP-MHP) nerede olduğunuzu biliyor. Abdullah Öcalan’ın idamının nasıl önlendiğini nasıl ertelendiğini çok iyi biliyor. Onun için CHP’ye oy veren kardeşlerimize de söylüyorum. Elinizi vicdanınıza koyunuz, darbe anayasasını ayaklarımızın altına alalım. Milletin anayasasına ‘evet’ diyelim. Kim hangi kötülemeyi yaparsa yapsın bunlar hiç anayasanın içeriğini konuşmuyor ve hep başka şeyler konuşuyorlar. Çünkü darbe anayasasını savunacak imkanları yok. Kürsüye çıkıp anayasa ile ilgili metni konuşmadılar. Şimdi hangi yüzle milletimin karşısına çıkmasa da siz sandığa gidin ‘hayır’ deyin diyor. Ne demek bu millet enayi mi. ‘Evet’ diyerek patlatacağız bu sandığı”

referandumdan sonra sıfır anayasa

Halk oylaması sürecinde toplumun bu yönde bir talebinin olduğunun açıkça görüldüğüne dikkat çekerek, “Yeni anayasa için yine siyasi partilerin desteğini arayacağız. Eğer destek verirlerse hep birlikte yenianayasayı çıkarırız. Vermezlerse de siviltoplum kuruluşlarının katkısıyla bu değişikliği yapmaya kararlıyız.” şeklinde mesajlar verdi.

Başbakan Erdoğan, dün gece de Show TV’de ‘Siyaset Meydanı’ programının canlı yayın konuğu oldu.

Gündeme ilişkin soruları cevaplayan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini televizyonda tartışmaya çağırmasıyla ilgili olarak, “O kendine prim istiyor, benim dağıtacak primim yok. Bazıları kendilerine şöhret istiyor, benim onlara dağıtacak şöhretim yok.” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun kendisine ‘Recep Bey’ demesine kızıp kızmadığıyla ilgili bir soruya da şöyle karşılık verdi: “Bu benim şerefimdir. Ben Recep ayında doğmuşum, babam Recep adını koymuş. Dedemin adı Tayyip, bir adımı da ondan almışım. İstediği gibi hitap edebilir, kızmıyorum. ‘Bir elimde cımbız, bir elimde ayna, umurumda mı dünya?'”

Başbakan, Kılıçdaroğlu’nun asıl 13 Eylül sabahını düşünmesi gerektiğini savunarak, “Eğer ‘evet’ çıkarsa beyefendinin genel başkanlık mücadelesi ne olacak, onu düşünsün.” yorumunu yaptı. Bu arada Erdoğan’a, 1982 Anayasası’nın referandumunda kullandığı oyun rengi de soruldu.

“Şu anda bunu söylememin bir getirisi var mı? ‘Hayır’ dersem inanacak mısınız?” diye soran Başbakan, Ali Kırca’dan, “İnanırız tabii.” cevabını alınca, “İnanacaksanız madem, ‘hayır’ dedim.” karşılığını verdi.

referanduma neden evet demeliyiz?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, HABERTÜRK TV ekranlarında AK Parti Genel Merkezi’nden canlı yayınlanan ‘Sansürsüz Özel’de HABERTÜRK TV Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut’un sorularını yanıtladı:

Neden evet demeliyiz?

Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Önümüzde şöyle bir tablo var. Aslında milletin çizdiği bir tablo. Darbe anayasası mı, milletin anayasası mı? Millet darbe anayasasını bir kenara koyuyor. Yıllardır bu iradeyi bekliyordu. Ve bunu gördü. Bütün STK’lar da bu işin içindeydiler. Biz bu adımı attık. Asıl değişikliğin de 2011 seçimlerinden sonra yapılacağını söylüyoruz. Bu bir milletin anayasasıdır. Muhalefet zorla bunu AK Parti projesi olarak sunuyor. Bu bir AK Parti projesi değildir. Bu AK Parti’nin kapatılması öncesi yapılan bir hazırlığın neticesidir. Ana muhalefet hazırlığı hiç görmeden reddetti. Diğer muhalefet reddetti. Uzlaşma hiçbir zaman aramadılar. Bize düşen sivil toplum kuruluşlarına gitmek… Geçmişte anayasa hazırlığı yapan kuruluşların, TOBB, TÜSİAD gibi.. Bütün partilerin bu hazırlıklarını önümüze aldık. Bu çalışmalar üzerinden hazırlığımızı yaptık. Şu anda önümüzde bulunan bir taslaktır. Ve bu çalışmanın neticesidir. O da Meclis’e geldi, bu hale geldi. Bu hale de Ana muhalefet itiraz etti. AYM’ye gitti, AYM de bu uygundur dedi. Şimdi biz asıl sahibine gidiyoruz. Şimdi biz, söz de karar da milletindir dedik.

Metinde ufak tefek düzenlemeler oldu. Bu sizi rahatsız ediyor mu?

Bizim gönlümüz esasa girmeden bunun çıkmasıydı. Bu yine de bütünü olarak baktığımızda rahatsız edici bir netice doğurmadığı için bütün gönlümüzle sarıldık. Şu anda milletimizin huzurunda.

Okumaya devam edin

Başbakan Erdoğan, referandum, irtica, darbeler, TÜSİAD hakkında konuştu

Başbakan Erdoğan Habertürk kanalında Yiğit Bulut‘un sunduğu Sansürsüz adlı programa konuk oldu. Başbakan Erdoğan 12 Eylül referandumu, muhalefetin tavrı ve Türkiye’nin gündemine ilişkin sorulara canlı yayında cevap veriyor.

Başbakan Erdoğan, yeni bir anayasa talebinin yıllardır Türkiye gündeminde olduğunu sivil toplum kuruluşlarının ısrarla yeni anayasadan yana olduklarını dile getirirek bu konu üzerine muhalefet partileri ile görüşmeye gittiklerini ancak olumsuz cevap aldıklarını buna karşın hazırlıklarını sürdürdüklerini ve Meclis’ten geçirdiklerini anlattı.

Erdoğan, yeni anayasanın AK Parti‘nin değil devletin politikası olduğunu Anayasa Mahkemesi‘ne giden maddelerin küçük değişikliklerle referanduma gittiğini dile getirerek “Bizim arzumuz esasa girmeden paketin çıkması idi. Müdahale olmasına rağmen biz bu metnin vatandaşın onayına sunulmasından mutlu olduklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, “Referandumda sağlanacak değişimle 2011’a çok daha güçlü bir iktidara doğru gidiş olacaktır. Bu iktidar da daha geniş çaplı bir anayasa için çalışmasını yapacaktır.” dedi.

Başbakan Erdoğan, 2011’de son kez Milletvekili adaylığını koyacağını ama siyasetten kopmayacağını dile getirerek “Dünya’da siyaset tüm liderler belli dönemler için iktidarda durur. Zirvedekyken koltuklar bırakılmaz ise o koltuktan indirirler” dedi.

Okumaya devam edin