Etiket: çarşaf

Dayak Yiyen Çarşaflı Kadın Chp’liymiş

CHP’lilerin dövdüğü ve AK Parti’li provokatör diye suçladıkları çarşaflı kadın CHP’li çıktı, o an yaşadıklarını anlattı.

CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bağcılar’daki seçim gezisinde çarşaf skandalı yaşandı. Seçim otobüsüne binip Kılıçdaroğlu ile görüşmek isteyen çarşaflı kadın bir süre sonra partililerce zorla aşağıya indirildi. Yaşlı kadın önce tartaklandı, sonra küfürler edilerek çarşafı açıldı. CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Bağcılar’daki gezisinde seçim otobüsüne binen Kıymet Özgür isimli yaşlı kadın, provokasyon yaptığı iddia edilerek linç edilmek istendi.

GÜRSEL TEKİN’E GÖRE…

CHP İstanbul Eski İl Başkanı Gürsel Tekin, çarşaflı kadını AK Part’li diye linç eden partililerin tam aksinde çok ilginç açıklamalar yaptı. “Son derece modern bir kadın. Bugün neden böyle bir şeye ihtiyaç duydu bilmiyoruz. Bu işin arakasında bir provokasyon olduğunu düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili araştırma başlattık. İddia edildiği gibi tartaklama olayı söz konusu değil. Kıymet ablayı kara çarşafla gören partili arkadaşlarımız otobüsten indirmişler. Biz de bu hareketinin nedenini araştırıyoruz” dedi. Başkan bir yandan kadını kara çarşaflı provokatör diyerek suçladı ve amacına ulaşamadığını söylerken, diğer yandan kendisini CHP’li hisseden herkese kara çarşaflı da olsa kapımız açık” diye konuştu.

PROVOKATÖR DEĞİL PARTİLİ

Üç dönemdir CHP’den Milletvekili aday adayı olan ve 15 yılık partili olduğunu söyleyen Kıymet Özgür, bize sürekli açılım sunuyorlar, bu açılımlarda ne kadar samimi olduklarını kamuoyuna göstermiş oldum dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “ Ben Kılıçdaroğlu’nun otobüsü gelmeden kalabalığın arasında uzun süre dolaştım. Benimle adeta dalga geçtiler. Teyze burada çarşaflıların işi yok dediler. Elime bayrak verip sallattılar. Bende salladım. Onlar benimle dalga geçtiğini zannediyordu oysaki ben onların ne olduğunu anladım. Ben partinin üyesiyim. İşte üyelik kartım” diyerek kartını gösteriyor.

KILIÇDAROĞLU’NA KUR’AN I KERİM HEDİYE EDECEKTİ

Kılıçdaroğlu’nun seçim otobüsü gelince ona binmek istediğini söyleyen Kıymet Özgür o an bana provokatör diyerek engel olmaya çalıştılar. Oysaki ben Kılıçdaroğlu’na “Kur’an-ı Kerim” hediye edecektim ardından da Yasin Suresinden ayet okuyup bir konuşma yapacaktım. CHP’nin bu açılımında ne kadar samimi olduğu da böylece herkes görmüş oldu.

Özgür yaşadığı olayları ise şöyle açıkladı “Ben konuşunca ilçe yönetiminden Kasım Erdoğan yanlış hatırlamıyorsam beni tanıdı. Ve bana provokatör muamelesi yaptılar. Beni aralarına alıp vurdular. Ben kimseden korkmam. Onlardan da korkmuyorum. Ben CHP Bağcılar’ın nasıl olduğunu, CHP’nin neden büyümediğini anlattım herkese.”

Chp’liler çarşaflı kadını nasıl dövdüler izlemek için tıklayın…


BEN CHP’LİYİM AK PARTİ’Lİ DEĞİLİM

KIYMET Özgür otobüsün önünde yaşanan arbededen sonra otobüse bindirildiğini ancak ondan sonra da Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürülmesine kendisinin tepki göstererek oradan indiğini belirttikten sonra tepkisini şöyle dile getirdi “ Kılıçdaroğlu sürekli basında elinde dosya basın önünde tartışıp duruyor. Sürekli birilerinin dosyasını açıyor. Gelsin önce CHP’nin dosyasını tartışalım. Elimde biriktirdiğim yıllardır oluşturduğum dosyalarımdaki çelişkileri görelim birlikte ondan sonra başkalarının dosyalarını tartışalım. Kimseye proje sunmadan İstanbul’da seçim mi kazanacağız. Kılıçdaroğlu’nun projelerini tartışalım. Var mı böyle proje?

ÜÇ DÖNEMDİR CHP’DEN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYIYIM

Kıymet Özgür 1999,2002,2007 yıllarında CHP’den Milletvekili aday adayı olarak ortaya çıkmış ve o dönemlerde kimlerle aday adayı olduysa hepsinin dosyasını da tek tek tutmuş Özgür “Ben CHP’liyim ve onların Çarşaf açılımında samimi olmadıklarını gördüm. Sesimi duyurmak içinde böyle bir yol denedim Bırakın saygıyı onlar benim çarşafımı yırttılar. Çarşafımın yırtıklarını herkes gördü. Göğsüm açıldı. Her yanım titriyor. Eteklerimi yırttılar” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

İKİ KEZ GÜRSEL TEKİN’DEN RANDEVU İSTEDİM BANA GERİ DÖNMEDİ

“CHP ilde kadınlarla yapılan bir toplantı da ve Bağcılar ilçe teşkilatında olmak üzere 2 kez ondan randevu istedim ama o bana geri dönmedi. Bunlar kadınları ne kadar önemsiyor sanıyorsunuz? Ben hala ondan haber bekliyorum.” diyen Kıymet Özgür partisinin durumunun kötü olduğunu da belirtti.

İLÇE BAŞKANI ÖZÜR DİLEMEYE GELDİ

“Bana böyle saldırgan davrandıktan sonra beni yaka paça Evren Polis Karakoluna götürdüler. Polis anladı tabi benim provakotör olmadığımı beni saldı hemen. Ama ben onları savcılığa vereceğim. Bu yaptıklarını savcılığa anlatacaklar. Olayın ardından CHP Bağcılar ilçe Başkanı Zeki Çetin eşimin iş yerine gelerek benimle görüşüp özür dilemek istemiş. Yanında da kamera varmış. Ama ben onlarla görüşmeyeceğim.”

BUNDAN SONRA NE YAPACAK?

Gazetecilerin karşısına açık olmasına rağmen artık böyle çarşaflı çıkacağını söyleyen Özgür, ben sesimi duyurdum bundan sonrasını onlar düşünüp hatalarını düzeltsinler. Ben samimiyetsizliklerini özellikle gösterdim. diyerek yapmış olduğu hareketinin de nedenini anlatmış oldu.

Kaynak:SAMANYOLUHABER

CHP’yi Destekleyenlere Önemli Uyarı

CHP’nin son açılımı değişik kesimlerden farklı gerekçelerle destek görüyor. Taraf yazarı Leyla İpekçi CHP’yi destekleyenlere bazı hatırlatmalarda bulunuyor

Türbanı öncelikle siyasi bir sembol olarak bilinçaltımıza kodlayan türbanlılardan ziyade CHP’li zihniyetti. (AKP iktidarıyla, bu argümanı kendi lehine çevirerek kullanmayı sürdürenler elbette oldu.)

Şimdi CHP bu yaklaşımdan bir adım sapmış değil. Çünkü bir kez daha aynı seçkinci ve (en doğrusunu ben bilirimci) yaklaşımıyla yapıyor çarşaf açılımını: “Benim devletle, laiklikle problemim yok diyorsa, kıyafetini değiştir gel diyemeyiz.”

Yıllarca üniversitede okumak isteyen türbanlı kızların “sistemle sorunumuz yok” sözlerine inanmadınız. Onların kafasının içindekilerinin farklı olduğuna hükmettiniz. Şimdi nasıl oluyor da çarşaflı kadınların “biz tehdit değiliz” sözlerine pat diye inanıveriyorsunuz? Bu ikiyüzlü ahlakçılık değil midir?

‘Yeter ki CHP’li olsun, isterse çarşaf giysin!’ Bu şekilcilikle CHP’ye oy verenlerin daha özgürlükçü, daha çağdaş, daha demokrat olduğunu ima ederken komik duruma düşmüyor musunuz? Yine bir siyasi simge oluşturmuyor musunuz zihinlerde?

Çarşaf ve başörtüsü CHP üzerinden aklanırken, türbanlı öğrenciler bir kez daha siyasete feda mı edilecek?

Şimdi AKP’nin elinden bu siyasi sembolü alıyoruz derken yine kendi yarattığınız vehimlerin tuzağına düşmüyor musunuz? Bir kez daha siyasi terminolojiye hapsetmiyor musunuz tüm örtünme gerçeğini? (Ve metafiziğini.)

“Önemli olan örtüyü kim niçin kullanıyor, ona bakmak lazım” diyor Baykal. Sahi nasıl bakacaksınız? Kendi niyet okumalarınızdan başka sahih bir veriye hangi kriterlerle sahip olacaksınız?

Yapılan her türlü anket ve araştırmalar örtünmenin sosyolojisini ortaya koymakla sınırlıyken, insanın kalbindeki niyeti hangi sabit ölçüyle değerlendirip, tanımlayacaksınız?

Birinin mahalle baskısıyla örtünmüş olduğunu saptadınız diyelim, onu bu sosyolojik vakadan dolayı nasıl ‘dinci’ diye niteleyeceksiniz? Ve sistemi tehdit ettiği sonucunu nasıl çıkaracaksınız? Sadece sosyal baskıyla örtünüyor diye: Onun ‘sofu’ veya ‘irticacı’ olacak denli ciddi bir ‘tehdit’ içerdiğinin hükmünü verebilir misiniz kolayca?

Peki, vahiy ile akıl arasında güçlü bir bağ kurarak kalbinden teslim olmuş birinin kendi iradesiyle örtünmesi mi sizin için tehlike arz edecek? Böylesine dinin ruhundan konuşan biri size örtünmenin bir kalp hakikati olduğunu ve aslında kimseye bunun dayatılamayacağını söylediğinde ne olacak? Hangisini yargısız infaz edeceksiniz sisteme tehdit görerek?

LEYLA İPEKÇİ – TARAF