Etiket: Cuma Namazı

Eminağaoğlu, cuma namazı izni iptali için başvurdu

cuma namazı izni iptali için mahkemeye başvuruldu
Cuma Namazı mesai saatine göre ayarlandı

Yargıçlar Sendikası eski Başkanı Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, Danıştay’a verdiği dilekçede, yayınlanan genelgenin, açık hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi gerektiğini savundu. Eminağaoğlu dilekçesinde, ayrıca şu ifadelere yer verdi: “Mevzuatta inanç özgürlüğü bağlamında çalışma saatleri konusunda bir sınırlama öngörülmediğinden bahisle, sınırlama olmayan her konu serbesttir gibi bir düşünceyle, bu genelgeye geçerlilik tanınamaz. Böyle bir gerekçe ve anlayış, inanç özgürlüğü adı altında, isteyene Ramazan ayı içinde de günlük çalışma saatlerinin kaydırılarak kullanılması gibi bir durumu gündeme taşıyacaktır. Gide gide takvim ve hafta tatili konusundaki sistemlerin tartışılmasının önü açılacaktır. Ya da inanç özgürlüğünün gereği ise, bu neden yapılmamaktadır. Sorunun olmayan yanıtı, yapılan genelgenin aykırılığını ortaya koymaktadır. Bu durum daha sonra tüm namaz saatlerinin gözetilmesi durumunu da ortaya çıkaracaktır ki, bu anlayış, devlet hukuk ve siyasal sistemindeki değişimi ortaya koymaktadır.”

Başika Kampı’na sızmaya çalışan 18 IŞİD’li öldürüldü

Işidli terörist
daeşli teröristle

Irak’ın kuzeyinde Türk askerlerinin de bulunduğu Başika Kampı‘na DAEŞ terör örgütünün saldırı düzenlemesi ile ilgili CB Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu. Hz Ali Camii’nden çıktıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tayyip Erdoğan, “Sızmaya çalışan DAEŞ terör örgütü üyelerinin  18’i etkisiz hale getirilmiş. Arkadaşlarımızdan herhangi bir yaralı yok” dedi.  Saldırının Başika Kampı’yla ilgili atılan adımın ne kadar isabetli bir karar olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Şu anda da silahlı kuvvetlerimizin oradaki üste bulunması ve o eğitimi veren subaylarımızın bu tür sızma harekatı veya saldırı, bu tür şeyler karşısında da her an her şeye hazırlıklı olduğu da ortada. Zaten daha önce de ifade ettiğim gibi buraya giden güçlerimiz, bir yerde bu eğitimi veren özellikle subaylarımıza, görevlilerimize, onlara koruma amacıyla gitmiş olan ekiplerdir. Onlar da gereğini gerektiği zamanda yapıyor, yapacaktır.”

Uygur Türkleri İçin Gıyabi Cenaze Namazı ve Basın Açıklaması

10 Temmuz 2009 Cuma
Cuma Namazını müteakip
Beyazıt Meydanında
Gıyabi Cenaze Namazı ve Basın Açıklaması…

Ayrıca pek çok ilde ve başka ülkelerde de Cuma namazı çıkışı protestolar bekleniyor…

Bir orduya karşı tek başına: Bu görüntü tarihe geçer…
Yalnız değilsin kardeş, dualarımızdasın…
Sizin için Kardeşleriniz Meydanlarda…
Çin’deki olaylarda yaklaşık 800 Uygur’un öldürüldüğü haberleri geliyor…
Çin yönetiminin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki etnik çatışmalardan sorumlu tuttuğu Rabia Kader önderliğindeki Dünya Uygur Kongresi, Urumçi’de 800 masum Uygurlunun öldürüldüğünü açıkladı.
Rakamları görgü tanıklarının ifadelerine dayandıran Kongre, 5 Temmuz’da, özerk bölgenin merkezi Urumçi’de Uygurların “barışcıl” protesto gösterileri düzenlediğini, ancak bu gösterilerin Çinli güvenlik güçlerince “kanlı” bir şekilde bastırıldığını duyurdu. Dünya Uygur Kongresi, Çin yönetimini şiddetle kınadığını bildirdi.
Kongre’den bugün yapılan açıklamaya göre, çoğu öğrenci 1000 ila 10 bin kadar Uygurlu, Pazar günü yerel saatle 17.00 sıralarında Urumçi’deki Halk Meydanı’na olaysız bir şekilde yürüdü. Göstericiler, 26 Haziran’da Guandong’da 2’si kadın 18 Uygurlunun öldüğü, 300’ünün ise yaralandığı olayları protesto etti. Uygurlu kalabalık, Guangdong’un Shaoguan kentindeki oyuncak fabrikasında çıkan olayların hükümetten tarafından soruşturulmasını istedi.
Dünya Uygur Kongresi, oyuncak fabrikasında çıkan olaylara polisin çok geç müdahale ettiğini ve Uygurları, Han Çinlilerinden “bilerek” korumadığını beyan etti. Kongre’nin açıklamasında, fabrikadaki Han Çinlilerinin “bir kamyon dolusu” sopa ile Uygurlu çalışanlara saldırdığı, fabrikadaki güvenlik güçlerinin olaylara seyirci kaldığı, hatta zaman zaman Han Çinlilerine katıldığı dile getirildi.
Dünya Uygur Kongresi, 26 Haziran’da Shaoguan’daki fabrikada, Uygur Türklerinin Çinliler tarafından linç edildiği görüntüleri de yayımladı. Görüntülerde, fabrika içerisindeki Han Çinlileri, Uygur Türklerini sopalarla dövüyor. Yerlerde yatan ölü ve yaralı Uygur Türkleri’nin “çaresiz” görüntüleri yürek burkuyor.
Kongre’nin lideri Rabia Kader, halen ABD’nin Virginia eyaleti Fairfax kentinde yaşıyor. Kader, olayları kendisinin kışkırttığı yönündeki suçlamaların doğru olmadığını belirterek, kendisinin yalnızca Çin’deki ailesini protesto hareketlerinden önce uyardığını söylüyor…
onbinlerce Çinli ellerinde aynı sopalarla, evlere baskın yapıp
yüzlerce Uygur Türküne çok ciddi eziyet ediyor, katlediyor…

10 Temmuz 2009 Cuma
Cuma Namazını müteakip
Beyazıt Meydanında
Gıyabi Cenaze Namazı ve Basın Açıklaması…

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Doğu Türkistan Endülüs olmasın
İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım Doğu Türkistan’da Endülüs’tekine benzer toptan bir yok oluşun yaşanmaması için Türkiye ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu. Yıldırım, Türkiye ve İslam ülkelerinin Çin ile olan ilişkilerini Uygur halkının haklarını korumaya yönelik yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Avukat Bülent Yıldırım Doğu Türkistan’daki katliamların durdurulması için Türkiye ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu. Yıldırım yaptığı basın açıklamasında Çin’in durdurulması için bütün mekanizmaların harekete geçirilmesini, Türkiye ve İslam ülkelerinin Çin mallarını boykot etmesini istedi.
Bülent Yıldırım şunları kaydetti: “Doğu Türkistan’da büyük bir insani dram yaşanıyor. Tarihin hiçbir döneminde bu kadar insan böyle toplu bir katliam riskiyle karşı karşıya kalmamıştı. Dünya sessiz durdukça Çin katlettiği insan sayısını artırmayı hedefliyor. Buna izin verilmemeli.
Doğu Türkistan’da Endülüs’teki Müslümanlar gibi toptan bir yok oluşun yaşanmaması için tedbirler alınmalı.
Çin’in dünyaya kapattığı Doğu Türkistan’da ölü sayısı 3 binleri buldu. Çin güvenlik güçleri Çinlilerin Uygurlara saldırmasına izin verdiler. Olay büyük bir katliama dönmüş durumda.
Evlerden bütün erkekleri toplayıp hapishanelere atıyorlar. Kız çocukları kayboluyor. Çin yönetimi bütün Müslüman Uygur Türklerini terörist olarak kabul ediyor. Terörizm bahanesi altında en temel insan haklarını engelliyor. İnsanlar kimliklerini ve dinlerini yaşayamıyorlar. Camiye gidemiyorlar, evlenemiyorlar, kadınlar zorla kürtaja tabi tutuluyorlar.
Çin bu katliamları aynı zamanda bir fırsata dönüştürmenin peşinde. Doğu Türkistan’daki nüfus dengelerini Çin’in lehine değiştirmek için Çinli yerleşimcileri Urumçi’ye yönlendirmeye başladılar. Türkistan’daki Çin nüfusunu artırmaya çalışıyorlar.”
TÜRKİYE TAVRINI KOYMALI
“Türkiye, Uygur Türklerinin hamisidir. Çin’e tavrını koymalı” diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Bu ülke ile bütün ilişkilerini Uygur halkının haklarını korumaya yönelik yeniden değerlendirmeli. İslam ülkeleri de Çin ile olan ilişkilerini Uygur halkının lehine kullanılacak şekilde düzenlemeli.
İslam Konferansı Örgütü bütün İslam ülkelerini Doğu Türkistan için bir araya getirmeli. Çin malları tüm İslam ülkelerinde boykot edilmeli. İslam ülkelerini Müslüman Uygur halkının haklarını korumayı üzerine almalı.
Doğu Türkistan uluslar arası medyaya açılmalı, uluslar arası gözlemciler bölgeye gitmeli. TBMM insan hakları komisyonu üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi partiler ve kanaat önderleri Doğu Türkistan’a gitmeli.
Türkiye halkı Gazze’de göstermiş olduğu tepkinin çok fazlasını burada göstermelidir.”
10 Temmuz 2009 Cuma
Cuma Namazını müteakip
Beyazıt Meydanında
Gıyabi Cenaze Namazı ve Basın Açıklaması…