Etiket: kamil

kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız; ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul

Ey gönül, kendini vezn etmeye kantar ara bul!
Yürü git, kantarına halis olan a’yar ara bul!
Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız;
Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul!

Kimi dosta varır dosta bendolur
Kimi nefse uyar kahrolur gider

Kimi gülistanda goncagül olur
Kimi goncagüle hâr olur gider.

Kimi tevbe eder esfiya olur
Kimi inat eder eşkiya gider

Kimi Ahmed seni uzaktan tanır
Kimi yaklaşır da kör olur gider.

Gel Ey kardeş HAKK’ı bulayım dersen,
Bir kamil mürşide varmayınca olmaz.
Rasul’ün cemalin göreyim dersen
Bir kamil mürşide varmayınca olmaz

Yahya SOYYİĞİT- Veysel DALSALDI

asfiyâ – esfiyâ: Saf ve temiz, hâlis, her türlü kötülükten arınmış kimseler, ermişler

vezn etmek: tartmak

varıp bir kötüye sen olma nöker / çarhına değer de dolunu döker

Yar ey gönül ne gezersin seyran yerinde
Ah alemde her şeyin var olmayınca
Yar ey olura olmaza da sırrını çezme ey
İki başlı muhib yar olmayınca

Varıp bir kimsenin kuyusun kazma
İçine düşersin de yolundan azma
Olura olmaza dost deyip geçme
Kıymatını bilir de yar olmayınca


Gönül ne gezersin seyran yerinde
Alemde her şeyin var olmayınca
Olura olmaza dost deyip gezme
Bir ahdine bütün yar olmayınca

Yürü Sufi yürü, yolundan azma
Elin gıybetine kuyular kazma
Varıp her dükkanında metaın çözme
Yanında mürşidin var olmayınca

Kalktı havalandı gönlümün kuşu
Kavga, gıybet etmek kötünün işi
Üstadın tanımaz bunda her kişi
Anın kim mürşidi er olmayınca

Varıp bir kötüye sen olma nöker
Çarhına değer de dolunu döker
Ne Huda’dan korkar ne hicap çeker
Bir kötüde namus ar olmayınca

Şah Hatayi’m edem bu sırrı beyan
Kamil midir cahil sözüne uyan
Bir baştan ağlamak ömredir ziyan
İki baştan muhip yar olmayınca

IMG_2018-04-20_18_22_52.jpg

metâ: Kumaş, elbise vb. giyilen, kullanılan veya herhangi bir şekilde kendisinden faydalanılan eşyâ, mal.
nöker: Kul, köle, birinin yanında bulunan, maiyetinde olan kimse, hizmetçi.
muhip: sevgi duyan, sevgi besleyen, seven.
çarh:
1. Çark, dönen tekerlek, tekerlek gibi dönen şey
2. Gökyüzü, kâinat, felek, âlem, dünya
3. mec. Tâlih, baht, zaman, devran