Etiket: muhalif

Levent Gültekin 7 Kasım 2016 Köşe Yazısı

Doğum sancısı mı, ölüm sancısı mı?

Meclis’in devre dışı bırakılması, Anayasa’nın askıya alınması, bütün dünyaya ayar verme üzerine kurulu dış politika, el konulan medya organları, hapse atılan aydınlar, yazarlar, gazeteciler, seçilmişler…

İçeride ve dışarıda sürdürülen büyük bir kavga var.

Kimilerine göre bu tablo ülkenin ölüm sancısı.

Böyle düşünenlerin arasında her ne kadar farklı nedenlerle seslerini çıkaramasalar da kuşkusuz bir kısım AK Partililer de var.

Diğer taraftan bir kesim var ki tüm bu kavgaları, yaşananları güçlü bir Türkiye’nin doğum sancısı olarak görüyor.

Muhalifler susturulunca her şeyin yerli yerine oturacağını sanıyorlar.

Hemen her yazımda bu gidişatın felaket, yıkım, yani çekilen sancının ölüm sancısı olduğuna bir şekilde vurgu yapıyorum.

Müsaade ederseniz bugün, niçin doğum değil, ölüm sancısı olduğunu bir kez daha tane tane anlatmak istiyorum.

Tüm bu kavgalardan, çatışmalardan sonra ortaya güçlü bir Türkiye çıkacağını sanan, düşünen sevgili kardeşim:

Her ülkede farklı düşünen; farklı inançtan, mezhepten, ideolojiden, etnisiteden insanlar yaşıyor.

Gelişmiş toplumlar, bir arada yaşamanın formülünü bulmuşlar. Bu formülü de güçlü bir anayasa ve bağımsız bir yargı ile teminat altına almışlar.

Çünkü herkesin fikriyle katkı sunduğu değil de “bir kimsenin” üstünlük kurmaya çalıştığı ülkelerde kaos, çatışma, insanların enerjisini yok eden kavgalar bitmiyor.

Bitmiyor. Çünkü kimse kimseye boyun eğmez. Kimse kimsenin yaşam tarzını dayatmayla kabul etmez. Bu tür kavgalar ilelebet sürer gider.

İnsanlar baskıyla, o baskının neden olduğu korkuyla belki bir süre sinerler ama teslim olmazlar. Huzursuz olurlar. Tatsız olurlar. Ülkeyle duygusal bağları zayıflar. Öğretmendir, doktordur, mühendistir. Kendini bu ülkede değersiz hissettikleri için verimli çalışmazlar. Üretemezler. Çok güzel hastaneler yaparsın ama içinde canla, başla çalışacak doktor bulamazsın.

Çok güzel okullar yaparsın ama çocuklarını teslim edecek canla başla çalışan öğretmenler bulamazsın.

Üstelik bu kötü senaryo işlerin “iyi gitmesi” sonucu olur.

Çünkü daha da kötüsü olabilir. Okumaya devam et “Levent Gültekin 7 Kasım 2016 Köşe Yazısı”

beyaz çoraplı muhalif ülkücüler


Milliyetçi Hareket Partisi
’nde muhalif kanadın sosyal paylaşım platformlarında başlattığı “Beyaz Çorap Hareketi”, parti içerisindeki muhaliflerin partide özellikle de yönetimde değişim isteyen mesajlarıyla yayılıyor.
beyaz-corap-hareketiMilliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi ise bu hareketten endişeli değil. Aksine genel merkez yöneticileri, espriyle başlayan Beyaz Çorap hareketine espriyle karşılık verirken, “İyi oluyor. Böylece kim muhalif anlayabiliyoruz. Bu hareketi destekliyoruz” diyor.

beyaz-corap-ulkuculer“Beyaz Çorap hareketi”, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bahçeli’nin yönetime geldikten sonra partide yasakladığı tutum ve davranışları simgeliyor. Sosyal paylaşım sitelerinde örgütlenen gençler arasında başlayan hareket, “beyaz çoraplı” fotoğrafların paylaşılmasıyla yayılıyor. Genel merkez tarafından bir yaptırımla karşılaşmamak için yüzlerini değil, beyaz çoraplı ayaklarının fotoğrafını paylaşanlar, Milliyetçi Hareket Partisi ’nde değişim çağrısında bulunuyorlar.
Devlet Bahçeli’nin Genel Başkan olduktan sonra beyaz çorabı yasaklamasını bir simge olarak kullanan muhalifler, Bahçeli’nin yönetim anlayışına karşı da beyaz çorap direnişi ile bayrak açıyor. MHP Lideri Bahçeli göreve geldikten sonra beyaz çorap ile birlikte ayakkabının topuğuna basılmasını da yasaklamıştı.

Devlet Bahçeli, Genel Başkan koltuğuna oturduktan sonra özellikle ülkücü gençlerin yaşantısına, giyim kuşamına ilişkin kurallar getirmişti. Beyaz çorap ve ayakkabının topuğuna basılmasının yanı sıra kurt gibi “ulumak” da men edilmişti. 2002 Yılında Bahçeli, Teşkilatına “Beyaz çorap giymeyin, tespih taşımayın, sarkık bıyıkları kesin” talimatı verdi. Kurt işaretine yasak getirmeyen Bahçeli,  zaman zaman karşılama ve uğurlamalarda  ülkücü gençler arasında coşkuya kapılıp uluyanlar olduğunda sert tepki verip,  “derhal Ocak dışına çıkarın!” diyerek biletini kesiyor.

Akdağ:’Kurtulmuş da Baykal ve Bahçeli’ye katılmış’

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti muhalif olanları sıralarken “Saadet’ten Kurtulmuş da onlara katılmış” dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AKP iktidarına muhalif olanları sıralarken “Ruh ikizi Sayın Bahçeli’yle sayın Baykal’ın birbirlerine tek kötü laf ettiklerine şahit olduk mu? Şimdi küçük kardeşleri Saadet’ten Numan Kurtulmuş da onlara katılmış” dedi.

Seçim çalışmalarına katılmak üzere dün Erzurum’a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Aziziye İlçesi’nde partililerle bir araya geldi. AKP Erzurum Milletvekili Saadettin Aydın ve AKP İl Başkanı Hüseyin Tanfer ile parti binasını ziyaret eden Bakan Akdağ, yaptığı konuşmada son 6.5 yılda Türkiye’de birçok şeyin değişmeye başladığını öne sürdü. Bakan Akdağ, şöyle konuştu:

“Sayın Bahçeli’nin enteresan ifadeleri var. ‘Deniz Baykal ile ruh ikizisin’ ifadesine ‘Ben bundan şeref duyarım’ dedi. Buyursun şeref duysun ne yapalım. Bu seçimlerde yine işbirliği yaptılar? CHP, MHP ve de yandaş medyaları. Evet bunların bir de medyaları var. Televizyonları, gazeteleri var. Ruh ikizi sayın Bahçeli ile sayın Baykal’ın birbirlerine bir kötü laf ettiklerine şahit olduk mu? Şimdi küçük kardeşleri de onlara katılmış Saadet’ten Numan Kurtulmuş. İşleri, güçleri Başbakanımıza hakaret etmek. Siz bilmiyor musunuz bunu yapmak size oy kazandırmaz.”

Bakan Akdağ daha sonra Dadaşkent Beldesi’ne geçerek partilileriyle sohbet etti. Geceyi Erzurum’da geçirecek Bakan Akdağ, yarın Pasinler İlçesi’nde partisi tarafından düzenlenecek mitinge katılacak.

Kaynak:HABER7