Etiket: namaz

Eminağaoğlu, cuma namazı izni iptali için başvurdu

cuma namazı izni iptali için mahkemeye başvuruldu
Cuma Namazı mesai saatine göre ayarlandı

Yargıçlar Sendikası eski Başkanı Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, Danıştay’a verdiği dilekçede, yayınlanan genelgenin, açık hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi gerektiğini savundu. Eminağaoğlu dilekçesinde, ayrıca şu ifadelere yer verdi: “Mevzuatta inanç özgürlüğü bağlamında çalışma saatleri konusunda bir sınırlama öngörülmediğinden bahisle, sınırlama olmayan her konu serbesttir gibi bir düşünceyle, bu genelgeye geçerlilik tanınamaz. Böyle bir gerekçe ve anlayış, inanç özgürlüğü adı altında, isteyene Ramazan ayı içinde de günlük çalışma saatlerinin kaydırılarak kullanılması gibi bir durumu gündeme taşıyacaktır. Gide gide takvim ve hafta tatili konusundaki sistemlerin tartışılmasının önü açılacaktır. Ya da inanç özgürlüğünün gereği ise, bu neden yapılmamaktadır. Sorunun olmayan yanıtı, yapılan genelgenin aykırılığını ortaya koymaktadır. Bu durum daha sonra tüm namaz saatlerinin gözetilmesi durumunu da ortaya çıkaracaktır ki, bu anlayış, devlet hukuk ve siyasal sistemindeki değişimi ortaya koymaktadır.”

“Son Asrın Evliyalarından Hacı Cemal Öğüt” çok güzel bir hikaye

Gönülerleri Mail Grubundan mail olarak gönderilen güzel bir hikayeyi paylaşıyorum.
Son Asrın Evliyalarından Hacı Cemal Öğüt, Fatih Camiinde bir Ramazan gününde vaaz ediyor. Dışarıda oruç tutmayanları, başı açıkları, namaz kılmayanları görüyor, onlara bir şeyler demesi lazım, ama direkt olarak bir şey de söylemek istemiyor.

Konuya şöyle giriyor:
Şu Hacı Cemal var ya, bu saf hanımla nasıl yaşayacak, nasıl idare edecek, bilemiyorum.” Diyeceksiniz ki: “Senin hanım çok mu saf?” Aman sormayın, o kadar saf, o kadar saf ki, isterseniz bir saflık örneği vereyim de bakın anlayın. Hacı Cemal’in de bu saf hanımla nasıl yaşayacağını siz düşünün.
Efendim, öğle namazından önce abdestimi aldım, cübbemi giydim, kapıya da çıktım, buraya vaaza gelmek üzere ayakkabı larımı giyerken bizim hanım da mutfakta iftarlık yemek hazırlı yordu. Birden feryadı bastı. “Eyvah, bu da mı gelecekti başıma?” Hemen ayakkabılarımı çıkardım. Mutfağa doğru koştum, bak tım, mutfakta bir şey yok.
Dedim ki: “Hanım, yangın alarmı ve rir gibi ne bağırıyorsun öyle? Ne var?”
Dedi ki: “Görmüyor mu sun kediyi?”
“Görüyorum, kediye ne olmuş?”
“Daha ne olacak? İftarlık pideleri yiyor” demez mi?
Tepem at tı.
“Hanım sen de ne kadar cimrisin. İnsan bir pide için bu kadar çığlık atar mı? İşte camiye gidiyorum. Ne kadar pide istersen alır getiririm, hem de tazesinden” deyince, hanım bu sefer saf saf bana baktı, dedi ki: “İlahi hoca, asıl saf olan sensin! Ben pideye mi acıyorum? Görmüyor musun, şu mübarek Ramazan gününde hayvan oruç tutmuyor, oruç? Şapur şupur pide yiyor. Ben hay­vanın oruç yediğine kızıyorum, ona üzülüyorum.”
Tepem iyice attı. Ben de dedim ki: “İlahi hatun sen bilmiyor musun ki, hayvanlar oruç tutmaz, sen bilmiyor musun ki hayvanlar namaz kılmaz, sen bilmiyor musun ki, hayvanlar açık yerlerini örtme ihtiyacı duymazlar”

Cemal Hoca cemaate döner: “Nasıl bizim bu saf hatuna iyi söylemiş miyim?”
Cemaatte gülüşmeler…
Mesaj alınmıştır.