Etiket: TRT

sevgimle güzelleşen yüzün hiç solmayacak / kalbimdeki yerini kimse doldurmayacak

Sevgimle güzelleşen yüzün hiç solmayacak
Kalbimdeki yerini kimse doldurmayacak
Benden evvel hâtıran varsa senin yanarım,
Benim senden sonrası ömrümce olmayacak..

Repertuar No: 9928
Eserin İlk Dizesi: Sevgimle güzelleşen yüzün hiç solmayacak (HÂTIRASIN BANA)
Söz Yazarı: Cinuçen Tanrıkorur
Makam: Hicazkâr
Form: Şarkı
Usul: Düyek
Bestekar: Cinuçen Tanrıkorur

Ayrılık Dizisi TRT 1

Ayrılık dizisi Türkiye’de ve Dünya’da bir ilki gerçekleştiriyor…

Ayrılık, dünyanın kanayan bir yarası olan Filistin topraklarında yaşananları ekranlara getiriyor. Dizinin çekimleri Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa ve Musevi Cemaati’nin en önemli yeri olan Ağlama Duvarı’nda gerçekleştirildi.
Dizi, Ortadoğu’nun en acılı coğrafyasında herkesin gözü önünde ve kuşaklar boyu devam eden trajediyi bütün boyutları ile canlandırırken, hikâyenin merkezinde Filistin sorunu benzeri ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan kavgaların mutlak çözümünün yeryüzüne sevgi, merhamet ve barışın hâkim olması ile gerçekleşebileceği vurgusunu yapıyor.
1948 yılında işgal edilen Filistin topraklarında yaşayan halkın, özellikle kadın ve çocukların acı hikâyelerini beyazcama aktarıyor. Yeni bölümlerinde, özellikle bir toplumun en duyarlı bölümünü oluşturan kadınların gözünden yürek yaralarını, çocuklarını kaybetmenin sarsıntısını, eş ve sevgililerini kaybetme korkusunu, zengin oyuncu kadrosuyla ve etkili bir dille işliyor.
Ayrılık dizisi, Filistinli ile İsrailli’yi, Yahudi ile Müslüman’ı ayırt etmeden insancıl bir ortak yaşama alanını yansıtan kutsal topraklarda inancın asla yok olmayacağını bir kere daha gözler önüne seriyor…
AYRILIK – “AŞKTA VE SAVAŞTA FİLİSTİN”, Her Salı 19:50′de TRT1′de…

teknoloji, bilişim, ilginç tasarımlar, yeni icatlar

teknoloji, bilişim, ilginç tasarımlar, yeni icatlar
teknoloji ; her geçen gün gelişen durmayan duramayan gücünün kendisini durduramayacağı bir kavramdır…
bilişim ; bilgi ve iletişim kelimelerinin kaynaşmasıyla ortaya çıkmıştır.Türkiye de cep telefonu, teknoloji, bilgisayar vs. dediğimizde ilk akla gelen kavramlardan birisidir.Bilişim Rüzgarı adında TRT de yayınlanan bilişim programının adı ordan gelir.
ilginç tasarımlar ; teknolojik olan ve daha önce görmediğiniz tamamen hayal ürünü ve ilginç istekler doğrultusunda hazırlanan tasarımlara denir…
yeni icatlar ; adı üstünde zaten yeni.Yani yeni çıkan teknoloji cihazlar, icatlar

Dört gün geçti hala Ali Kırca’dan ses yok

Mehmet Kamış, Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili kampanyanın düğmesine basmakla övünen Ali Kırca’yı bekleyen görevi yazdı.

Ali Kırca’nın hakikate özür borcu var

Mahmut Övür’ün yazısının üzerinden dört gün geçmiş olmasına rağmen Ali Kırca’dan tık yok. Bu yazı yayınlandıktan sonra da bir cevap verir mi bilmiyorum ama kafayı kuma gömünce yeryüzündeki gerçeklerin değişmediğini bilmesinde yarar var.

Ali Kırca’nın çıkıp bir açıklama yapmasını, Mahmut Övür’e ‘yazdıkların doğru değil’ diyebilmesini bekliyoruz. Bütün kamuoyu Kırca’nın, “Benim ne Ergenekoncularla, ne iftiracılarla, ne de devletin içine sızmış çetecilerle işim yok. Ben kimsenin kullanacağı adam değilim.” demesini bekliyor.

Mahmut Övür, 22 Mart tarihli Sabah gazetesinde yazdığı yazıda, ’17 Haziran 1999 tarihinde Fethullah Gülen ile ilgili kampanyayı başlatan kasetleri, bugün Ergenekon’dan sanık olarak içeride olan Ergun Poyraz’ın Ali Kırca’ya getirdiğini’ belirtti. Övür konuyla ilgili şu bilgileri verdi: ”atv Haber’in başında Ali Kırca vardı. Ben de henüz atv Haber’deki odamı terk etmemiştim. İşte o günlerde haber merkezine ilginç bir adamın elinde çantalarla sık sık gelip gittiğini görüyordum. Sima olarak tanımadığım bu adamı merak edip sordum. Adının Ergun Poyraz olduğunu söylediler. Poyraz, tarikatlar ve Refah Partisi ile ilgili yazılar yazan, kitaplar yayınlayan biri olarak biliniyordu. Ama atv Haber’de herkes ona “derin devlet”in adamı gözüyle bakıyordu. Onun geliş gidişlerinden sonra işte o meşhur kaset olayı patladı. Bu çok net biçimde bir 28 Şubat operasyonuydu. Yayınlanmasını da onlar sağladı.”

Ali Kırca çok ilginç bir isim. 1969’da İlhan Selçuk gibi darbe hevesi kursağında kaldıktan sonra teğmen olarak ordudan atılmış, o da kapağı TRT’ye atmıştı. TRT Haber Dairesi başkanlığı bile yaptı. Haberleri sunarken duygu yüklemesi yapmayı çok sever. Dinlerken yalanın, riyakârlığın, sahtekârlığın hiç uğramayacağı bir ağız olduğunu düşünürsünüz.

Geçen gün Ahmet Kaya’nın arkasından da bir program yaptı. Bütün duygusallığını üzerine giyip bir Ergenekon operasyonuyla ülkeyi terk etmek mecburiyetinde bırakılan Ahmet Kaya’nın ardından bir sürü laf etti. Ne kadar sırma saçlı olduğundan, ne kadar badem gözlü olduğundan bahsetti de bahsetti. İyi reyting yaptığını sanıyorum. Bu ülkede öyle insanlar var ki kılıcı şiir gibi batırıyor. Öldürdüğü insanların ardından bir şair gibi ağıt yakıyor. Öylesine hüzün şarkıları söylüyor ki, insan ‘iyi de bunu sen öldürmedin mi?’ diye soramıyor bile. Bunlar gerçeği arayan adam urbası giyseler de gün geliyor birisi bunların façasını öyle bir bozuyor ki, gerçekler bütün çıplaklığıyla gün yüzüne çıkıyor.

Ali Kırca’nın 28 Şubatçılarla işbirliği yaparak, onların getirdiği yalan yanlış haberlerle kampanyanın düğmesine basmasından sonra davalar açıldı, ancak hiçbir suç unsuru bulunamadı. Bütün mahkemeler, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin suçsuzluğunu kanıtladı. Ama düğmecilerin hiç ama hiç yüzü kızarmadı. Her gün televizyonların karşısına geçip haber sunmaya devam ettiler.

Ali Kırca’nın çıkıp bu kasetleri Ergun Poyraz’dan, yani Ergenekon çetesinden almadığını açıklamasını bekliyoruz. Yoksa bu millet sesinin yettiği her yere onun sadece bir düğmeci değil aynı zamanda tetikçi olduğunu da anlatır. Gerçekler bunu yapmasına müsaade etmiyorsa o halde kamuoyundan özür dilemesi beklenir. Çünkü hakikate özür borcu var. Ama maşeri vicdan bu özrü kabul eder mi onu bilemem.

MEHMET KAMIŞ-ZAMAN