Etiket: yazar

muharrir ne demek? ﻣﺤﺮّﺭ

(ﻣﺤﺮّﺭsıf. ve i. (Ar. taḥrіr “doğru ve güzel yazmak”tan muḥarrir
1. Yazıya geçiren (kimse), yazan, yazıcı, kâtip. 
2. i. Yazar

Cümle içerisindeki örnek kullanımları: Hele Ulviye Hanım’ın bâzı muharrirlerle mektuplaşması da kendi üzerindeki dedikoduları arttırır(Ahmed Midhat Efendi). 

Bu iki muharrir-i muktedirin mütâlaa-i âsârından sonra anladım ki biz kānûn-ı târîhin bir müstesnâsı değilmişiz (Cenap Şahâbeddin). 

  • Muharrir-i memleketOsmanlı mâliye teşkîlâtında yeni fethedilen yerlerdeki arâzilerin ölçülüp has, tımar, zeâmet, vakıf, mülk vb. kayıtlarla deftere yazılması işine memur edilenler hakkında kullanılırdı. 
  •  Muharriran – Muharririn ( ﻣﺤﺮّﺭﻳﻦ– ﻣﺤﺮّﺭﺍﻥi. (Fars. çoğul eki –ān ve Ar. çoğul eki –іn ile) Muharrirler, yazarlar.

inci sözlük nedir, ne değildir?

İnci Sözlük Nedir, Kimdir?

Vikipedi;

İnci Sözlük, katılımcı sözlük tarzındaki ağ sayfasıdır. İnci Sözlük’ü diğerlerinden ayıran onun tamamem kuralsız olmasıdır. Bu yüzden her türlü küfür, argo, müstehçen resim vs. paylaşılabilir. Şu anda Türkiye’deki katılımcı sözlükler içinde en çok yazara, giriye, ve başlığa sahip olan sözlüktür.

ekşi sözlük’ten seçmeler;

  • şalteri atmış ekşi sözlük lan bu. uzanıp anlatmışı. iyi de ha. hahaha.
  • kıraathaneden gprs’le entry girdiklerini düşündüren topluluk.kamyoncu lokantasında da olabilirler emin değilim.
  • ammy killy guddin ve osbirci şeklinde nickler görüp gecenin bi vakti tornayı dağıtmama sebep olan sözlük.
  • orada bir şeyler olan ve sizin anlamadığınız sözlük. orada inanılmaz bir enerji var, siz olmuşsunuz mister cons resmen. enerji orada.
  • ekşi sözlükte 23159 yazara 6 moderatör var, inci sözlükte 27 yazara 6 moderatör. yazık lan.
  • uludag sözlüğün ilk gününü hatırlattı gece gece. o da böyle bir gece vaktiydi.
  • sozlugun en eglenceli hali.
  • şimdi de siyasisozluk.com ‘a saldırıyorlar
  • gün itibariyle tek başlıkta toplanıp bütün entryleri buraya girmeye başlamışlardır.
    tabii ki orijinal yani spot olanında.
    edit: olamamış. anarşist ruhlar bir başlıkta hapsolamamış.
  • an itibarı ile anadolu ajansı’na saldırdı.
  • “toplanın saldırıyoruz”, “herkes gelsin sikerticez” gibi başlıklar havada uçuşuyor. bunları sözlük ekseninde tanımlamak haksızlık bence, internet aleminin barbar kavimleri resmen.
  • içindeki diğer canlıyı hayvanca kullanmak isteyenlerin, ikinci yüzünü ortaya dökmek isteyenlerin kullandığı bir platform.
  • ona buna küfretmeyi marifet sayan, 15 yaşındaki liseli faşist! ergenlerin doldurduğu sözlükvari bir yer…
  • buradaki sevmeyenleri aslinda sıkı inci sozluk takipcisidir.
  • şuan itibari ile girelemiyen site, lan yoksa bende mi bir sorun var
  • girmek isteyenlerde sorun olmadığı aşikar olup girmekte yaşanan sıkıntının marduk tarafından olduğu rivayet edilen sitedir.
  • daha fazla yazar almaması gereken sözlük hatta 3.nesil ve varsa sonrasını tam bilmiyorum silmesi gereken sitedir hem kalite bozuldu hem de aşırı yavaşladı site ilk 2 nesil varken herşey ne kadar da güzeldi diye düşündürten sözlük
  • ekşi sözlüğün yararlarını hatırlatmıştır. insan inci’ye nereden ulaşacağını öğrenmek için bile ekşi sözlüğe başvuruyor.

    ccc koltuk altım terledi reis ccc

(entryler eskiden yeniye doğru sıralanarak seçilmiştir.)

uludağ sözlük’ten seçmeler;

  • sözlük olduğundan şüphelendiğin oluşum
  • o ne cins bir sözlük anlamadım gitti.
    (bkz: başlıkları adamı güldürme krizine sokar)
  • incilerini dökmüş sözlük. her yere saldırıyorlar. ilginç tipler…
  • kuralsız özgür bir sözlük. komik de.
  • adamlar uçuk yaa ziyaretleriyle gündeme geliyorlar * okana olan ziyaret süperdi.
  • anti kemal sayfasına saldıracak cesareti bulamamış sözlüktür. halbuki küfür edip çıkacaklardı, önemsiz bir şey değil mi?
  • kendini bi halt sanan yazarlara sahip site.
  • haddini aşan yazarlara sahip olan site.her konuda mizah yapayım derken küçük duruma düşüyorlar!
  • artık açılsın sözlüktür.zall bi şeyler yap yoksa kendimi kesecem !
  • %85’i ateist olan forum tadında sözlük. an itibariyle girilmemektedir.
  • herşeye bütün sisteme muhalefet olduğunu belirtmek için kurulmuş olan kuralsız sözlüktür. onları yargılayacak falan değilim , küfür etmelerinede eyvallah ancak her sözlükte olduğu gibi çok boş beleş adam var bünyesinde. adamlar onlarıda benimsemiş kime ne diyorlar. doğru banane sanane , kimse ciddiye almasa bunlarda piyasada bukadar dolaşamazlardı…
  • yüz yılın en büyük ddos saldırısı geçene kadar http://ccc.incisozluk.cc adresinde yayında olan sözlük.
  • uzatmaları oynuyorlar, acil teknik desteğe ihtiyaçları var.
  • urada konuşarak dahi, boşu boşuna reklamını yaptığımız sözlüktür.

itü sözlük’ten seçmeler;

  • düzensiz okuyucusuyumdur.arada zeka ürünleri çıksa da yeni küfürler öğretmekten başka işlevi yoktur. oldum olası değil ama dedeleri gördükten sonra her linke tıklarken korkar oldum.ama öyle bir link buldum ki bazı başlıklara süper gidiyo lan
  • ekşinin ağzına sıçmıştır an itibarı ile.
  • adamlar youtube’u yarmaya başladılar lan, videoları tek tek siliyorlar.
    yeminlen bak. *
  • ben de diyorum bir tek bende mi girmiyor biri yazsın diye bekliyordum 5 dakikadır.
    şu anda inci sözlüğe ulaşılamıyor
  • çok kuvvetli bir ddos saldırısıyla karşı karşıya kalan nefret edilesi çakma anarşist sözlük..
  • n itibari ile “saldırıyı shaggy üstlenmiş beyler” başlığında da sitedeki malum yazıyla ilgili hoş bir taşak muhabbeti geçmektedir demeyi isterdik fakat batırdılar ne yazık ki, yalan oldu, inci güruhu yasta.
  • ramazanda imana gelen sözlük.
  • yediği saldırıdan dolayı 3 gündür kolay kolay açılamayan sözlük.

Birand: Bana yalaka diyeceksiniz ama Erdoğan artık bir dünya lideri

M. Ali Birand, AK Parti’ye yakın olmakla suçlanan yazarların bile ağzını açık bıraktıracak bir yazı yazdı…

Erdoğan`ın Batı`dan görünüşü…

Sizlere Erdoğan’ın, Washington, Paris ve en son olarak Atina’da nasıl göründüğünü, hakkında neler dendiğinin bir özetini yapabilirim. Ancak lütfen bu yazıyı okuduktan sonra “Başbakana yalakalık yaptın” gibisinden mesajlar yollamayın. Burada, gittiğim ülkelerin politikalarını yapan veya bu politikaları etkileyen üst düzey kişilerin neler dediklerini aktaracağım. Bu bir anket değil, bir izlenim yazısıdır.

Başbakan Erdoğan’ı bizler başka türlü görüyor ve değerlendiriyoruz, yabancılar ise bambaşka görüyorlar.

Dolaştığım Başkentlerde konuştuklarım için Erdoğan adeta Robin Hood gibi bir efsane kahramanıymış muamelesi yapılıyor.

En önemli niteleme, arkasından iten bir ailenin, bir gücün veya para desteğinin bulunmaması. Üstüne üstlük, Türkiye’nin egemen güçleri tarafından cezalandırılmasına rağmen, mücadele ederek iktidar olması, insanlara çok cazip geliyor.

Genel kanı, Türkiye’yi son birkaç yıl içinde önemli derece değiştirdiği ve eski tabuları yıkıp, yeni bir düzen kurmayı başardığı şeklinde. Özellikle Asker ve Yargı konularında attığı adımlar ve çeşitli Açılımlar, batı dünyasında “ Türkiye’yi normalleştiriyor” şeklinde okunuyor.
En son gittiğim Atina’dan bir örnek vereyim.

Erdoğan’ın Türkiye’yi bölgenin en ilginç ve en güçlü ülkesi konumuna soktuğu anlatılıyor. Özellikle başarılı bir dış politika izlediği ve bölgede sözü dinlenen bir lider olduğu vurgulanıyor. Bunları söyleyenler de, ne dediklerini bilen insanlar. Biz beğenmesek ve eleştirsek, hatta korksak dahi, Batı bambaşka görüyor.

Karizmasıyla, diplomasiye pek uymayan çıkışları, sert tepkileriyle hafif korkulan ve “Bunun üstüne fazla gitmeyelim” denilen bir lider portresi var.

Amerikan ve İsrail çevrelerinde, İran politikası nedeniyle kuşkuyla izlendiği doğru, ancak bunu bir pazarlık kartı gibi kullandığını ileri sürenler de çok.

Özetle genelleme yaparsam, Erdoğan batı dünyasında büyük dikkatle izlenen, atacağı adımların Türkiye’yi nereye götüreceği sorgulanan, ancak herşeye rağmen farklı ve dikkati çeken, Türkiye’yi öne çıkaran bir lider olarak görülüyor.

Ancak bu durumu sadece Başbakan’ın becerisine de bağlamamak gerekir. Bana en çok tekrarlanan unsur, Türkiye’nin bölgede büyük bir ekonomik güç konumuna gelmesi.Erdoğan istediği kadar karizmatik olsun, Türk ekonomisi böylesine büyümese, emin olun Erdoğan da böylesine dikkat çekmezdi.

Müslüman ülkelerden görünüş çok farklı
Tabii bir de Doğu’dan, daha doğrusu müslüman ülkelerden görünüş var.
O müslüman ülkeler ki, bundan bir süre öncesine kadar, Türkiye’yi küçümser, hatta müslümanlığını dahi sorgulardılar.

Şimdi durum değişmiş.
Benim en çok dikkatimi çeken nokta, konuştuğum insanların, Erdoğan’ı dindarlığından, eşinin türbanlı olmasından memnuniyet duyarken, aynı zamanda genel duruşu, konuşmaları, İsrail’e kafa tutuşuyla, ancak Türk ekonomisinin giderek büyümesiyle de değerlendirmeleriydi.

Irak ile ilgili tezkerenin reddi…
Peres’e one minute çıkışı…
Gazze konusundaki tutumu…
Ermeni ve Kürt açılımları…

Bütün bunlar, Erdoğan’ı doğu ülkelerinde de sivrilmiş. Kimselerin yapamadığını veya Türkiye’nin eskiden yapmadıklarını yapar olması, Başbakanı farklılaştırmış.

“Müslüman ülkelerde Türkiye giderek cazibe merkezi olmaya başladı” diyen bir Mısır’lı diplomat, Türkiye’nin sadece Filistin konusunda değil, bugün geldiği nokta itibariyle gıpta edildiğine dikkat çekti.

Ak Parti’nin dindar yaklaşımı, türbanlı eşlerin Çankaya ve Başbakanlığa yükselmeleri ve İslam ile ilişkisi de bu ülkelerin dikkatini çekiyor. İslamın kendini düzeltmesi gerektiğini söylemesi, ABD’ye rağmen, İran yaklaşımını sürdürmesi, birçok ezberi bozuyor..

Ancak, Erdoğan’a bu övgüler kişisel olarak gelmiyor. Türk ekonomisinin giderek büyük bir güç durumuna girmesi, Başbakanın çıkışlarıyla birleşince bir anlam kazanıyor.

Müslüman ülkelerin bu tutumunun altında “… Baksanıza, Türkler hem müslüman bir parti tarafından yönetiliyor, hem demokrasileri işliyor, hem de zenginleşiyorlar” sözcükleri yatıyor.

Ekonominin müthiş bir üretim gücüne kavuşması, Türk yaşamını yansıtan TV dizilerinin müslüman ülkelerde beğeni kazanması, bunun yanında, dış politikasının değişmesi ve Ankara’nın sesini yükseltmesi, müslüman ülke halklarında “ Biz neden Türkiye gibi olamıyoruz?” sorularının sorulmasına yol açıyor.

Mısır da, Orta Doğu’nun büyük gücü sayılır. Ancak, Türkiye giderek öne geçiyor. Nedeni de yine ekonomisinin büyümesi ve ülkenin zenginleşmesi. Fatura baştaki lidere kesildiği için, herkes Erdoğan’ı alkışlıyor.

Mutlaka doğu ülkelerinde de Erdoğan’dan ve politikalarından hoşlanmayanlar vardır , ancak Türk Başbakanı’nın , İslam dünyasında Batı’ya oranla çok daha cazip görünüyor.

MEHMET ALİ BİRAND – POSTA

HAYRETTİN KARAMAN 10 Ocak 2010 Demokratik Açılım Köşe Yazısı

Sayın İçişleri Bakanımız “demokratik açılımın devam edeceğini, ilgili kanunlardan birinin Meclis’e sevk edildiğini, diğerlerinin de onun arkasından geleceğini” haber veriyor.

Demokratik açılım elbette yalnızca Kürt meselesinin çözümünü hedeflemiyor, ama bu meselenin de açılım içinde önemli bir yer tuttuğu açıktır.

“Kürt meselesi diye bir mesele vardı, yoktu” tartışmasını abes buluyorum; kendilerine Kürt diyen, kendilerini Kürt bilen, Kürtçe diye bir dilleri olan, Türklerle ortak inanç ve kültürleri yanında kendilerine mahsus örf ve adetleri de bulunan kardeşlerimizin eğer bazı şikayetleri ve talepleri varsa bunlara eğilmek toplumun ve devletin görevidir.
Devamı için buraya tıklayın.

makale ile yazının farkı

Her yazı, makale değildir.Ama internet alemindeki kendisine webmaster adını veren interne kullanıcıları bunun farkında değil yada farkında olmak istemiyor.
Geçen R10 da gördüm adamın birisi yazmış “Herkes Seyyocu mu olmuş? Özgün makale” diye adlandırmış.Dediğindiği konu hakkında pek bilgisi yok bu bariz.Bilmediğin, araştırmaduğığın konu hakkında yazmayacaksın.Yazdın mı? Orda burda paylaşmayacaksın…
Başlıktaki Özgün Makale yazısı dikkatinizde kaçmış olamaz.Kendi yorumunu senle benle konuşur gibi mahalle ağızı ile yazmış noktalama işareti falan hiç dikkat etmemiş.Bu şekilde makale olmaz.Bende bu konudan yola çıkarak herhangi bir yazı ile makale arasındaki farkları ve nasıl olmaları gerektiğini bu yazımda anlatacağım.Dikkat edin bu da bir makale değil yazı 🙂

  • Makale her konuda yazılamaz, yazılmamalı.Makalenin konusu bizim bakkal Mehmet amca olamaz mesela.Ama sen bir yazıda istediğin her konuyu anlatabilirsin özgürsün.
  • Makalede bir bilimsellik söz konusu.Bilimsel verilerden ve istatistiklerden yararlanma vardır ama illa olacakta değil.Yazıda ise kendine ait bir tecrübeni veya kafandan uydurduğun bir fikri dahi yazabilir insanları gerçek olduğuna inandırabilirsin.
  • Makale de bir resmiyet vardır olmalıdır.Çünkü sokak ağızı ile makale yazılmaz, yazılamaz.Normal bir yazıda ise ister sokak ağızı ister fenike dili ile yaz hiç farketmez o yazıdır.
  • Makaleyi herkes yazamaz.Yazarın belli bir kültüre ve bilgi birikimine sahip olması gerekir.Dilini gerçekten iyi bilen ve kullanabilen birisi olmalıdır.Bir yazıyı ise herkes yazar.Yoldan geçen hangi adamı çevirsen illaki bir konuda uzmandır yada bilgi sahibidir o konuda bir yazı yazar.

Bu maddeler artırılabilir ama benim gördüğüm temel maddeler bunlar.Bu yazıyı yukarıdaki ismini verdiğim arkadaş için yazmadım.Oda bu konuyu okuyorsa kusura bakmasın.Bu sadece bir başlangıç noktası.Hatta kendisine teşekkür ediyorum böyle bir yazıyı yazmama vesile oldu.

Dipnot: bu yazıyı bi yerden alıntı yaparak, kopyalayarak yazmadım.Tamamen kendi görüşlerim.İçerisinde yanlış, hatalı, eksik noktalar olabilir.